sinus.gen.tr https://www.sinus.gen.tr Sinüs, Sinüs Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, sinus.gen.tr Wed, 15 Jun 2016 00:00:00 +0000 Sat, 24 Aug 2019 00:00:00 +0000 60 Sinüs Formülü https://www.sinus.gen.tr/sinus-formulu.html Mon, 26 Nov 2018 22:15:23 +0000 Sinüs Formülü, Bu konu anlatımında, üçgensel bölgelerin çevre ve alan bağıntılarını veren formüller oluşturur. Matematikte sinüs bir trigonometrik fonksiyondur. Sinüs, kısaca Sin olarak kısaltılır. Yani matem Sinüs Formülü, Bu konu anlatımında, üçgensel bölgelerin çevre ve alan bağıntılarını veren formüller oluşturur. Matematikte sinüs bir trigonometrik fonksiyondur. Sinüs, kısaca Sin olarak kısaltılır. Yani matematikte kullanılan bazı değerlerin genel adıdır. Burada matematikte olduğu gibi bilim kollarında da, hesapların kolay yapılmasını sağlar. Matematiğin yazılı belgelere dayalı olan 4500 yıllık bir tarihi geçmişi vardır. Bu zaman dilimi içerisinde, matematiğin gelişimi konusunda beş döneme ayrılmıştır. Birinci dönemin başlangıcından M.Ö. 6. yüzyıla kadar Mısırda yapılan matematiği kapsar. Mısır'da bilinen matematik, tam ve kesirli sayıların dört işlemidir. Bazı geometrik şekillerinde alan ve hacim hesaplarıdır. Sinüs formülü, bir dik üçgende, bir dar açının karşısındaki dik kenar uzunluğunun hipotenüsün uzunluğuna ve dar açının sinüsü denir. Kavramı ise, bir A açısının sinüsü "sin A" şeklinde gösterilir. Bu aşamada bir üçgenin özelliklerini araştıran sinüs formülü son derece yararlı ve kullanışlı teoremdir. Dik olmayan bir üçgende iki açıdan ve o açılardan birinin karşısındaki kenar veya iki kenar ve o kenarın karşısındaki açının bilindiği işleminde üçgende bilinmeyen diğer açı ve kenarlar bu teorem sayesinde bulunmaktadır. Bu teorem 30-60-90 üçgende bir kenara ait yükseklik çizilir ise, oluşan iki dik üçgenin de açıları aynı olur. Bu eşkenar üçgenin bir kenar uzunluğunu 2a olarak yazılır ise, oluşan dik üçgenlerde 30 derecelik bir açının karşısı da A olur. Çünkü yüksekliğin uzunluğunu da Pisagor bağıntısından bulunabilir. Buna göre 30-60-90 üçgenin hipotenüsün uzunluğu 30 derecelik açısının karşısındaki kenar uzunluğunun 2 katıdır. Buda bir bilginin tutku ile yapılabilen bir bilimdir.

Sinüs FormülüSinüs Formülü; İki açısı bilinen bir üçgende diğer kenarı hesaplamak için üçgenin iç açıları toplamından bu kenarı çıkarmak ile bulunabilir. Şayet bilinmeyen açının karşısındaki kenarı için, üçgenin iç açıları toplamı 180 olduğundan dolayı diğer iki açı toplanıp 180'den çıkartılırsa bu bilinmeyen açı bulunmuş olur. Örneğin; SA= 80, SB=40 olan bir üçgende SC'yi hesaplamak için, SA+SB+SC=180, 80+40+SC=180, SC= 60 olarak bulunmuş olur. Sinüs teoremine göre açının karşısındaki kenar açının sinüsüne göre;

Sinüs Teoremi

  • A kenarının karşısındaki açının sinüs değerine göre oranı a/sin-A
  • B kenarının karşısındaki açının sinüs değerine göre oranı b/sin-B
  • C kenarının karşısındaki açının sinüs değerine göre oranı c/sin-C
  • Bu üç oran birbirine eşittir. a/sin-A= b/sin-B= c/sin-C.
  • a/sin-A = b/sin-B a=12, sin-A = 0.98, sin-B= 0.64
  • 12/0.98 = b/0.64, 12.24 = b/0.64, b= 7.84 olarak bulunmuş olur.
]]>
Sinüs Kosinüs https://www.sinus.gen.tr/sinus-kosinus.html Tue, 27 Nov 2018 13:12:04 +0000 Sinüs Kosinüs, Sinüs ve kosinüs matematikçilerin kullanmış oldukları bir matematik terimi olarak bilinmektedir. Ayrıca anatomi alanında da kullanılan bir terim olarak ta bilinmektedir. Matematikte bulunan bazı değerlerin genel ad Sinüs Kosinüs, Sinüs ve kosinüs matematikçilerin kullanmış oldukları bir matematik terimi olarak bilinmektedir. Ayrıca anatomi alanında da kullanılan bir terim olarak ta bilinmektedir. Matematikte bulunan bazı değerlerin genel adı olarak ta bilinmektedir. Sinüs kosinüs matematik ile alakalı bilim dallarının ve kollarının hesaplanmasında kullanılan ve bu tür hesapları çok kolay bir hale getiren bir sistem olarak ta bilinmektedir. Ayrıca sinüs kadar kullanılan bir başka değer ise kosinüs, tangant ve kotangent gibi dallarda sinüs benzeri matematikte hesaplama ve kendi aralarında bulunan bağlantıların çözülmesi ile ilgilenen matematik kollarındandır.

Sinüs; Dik bir üçgende bulunan dik açının karşısında bulunan kenarın uzunluğunun hesaplanması o üçgenin açısının sinüsünü vermektedir. Ayrıca bu duruma göre sinüs her daim I dan küçük sayı olarak bilinmektedir.

Kosinüs; Herhangi bir acının yanında bulunan kenarın hipotenüse oranı olarak bilinmektedir. Ayrıca kosinüs merkezi orijin olan yarı çaplı bir çember üzerinde bulunan bir noktanın eksene göre koordinatı olarak ta bilinmektedir. 

Sinüs KosinüsMatematikte sinüs; Sinüs (sin) kısaltması ile gösterilmektedir. Ve trogonometrik fonksiyon olarak ta bilinir. Orijin merkezi olan yarıçaplı herhangi bir çember üzerinde bulunan y eksenine göre koordinatıdır. Sinüs (sin) A= AB / AC dir.

Anatomide sinüs
Birde sinüs anatomide kullanılmaktadır. Sinüs insan kafatasının ve burun çevresinde olan kemiklerin içerisinde ve burun boşluklarına açılan kemik boşluklarına sinüs adı verilmektedir. Kişinin sağlıklı durumunda içerisinde hava bulunan yerdir. Bu sinüs boşlukları ses rezonansına yardımsı olan, insan solunum havasını nemlendiren, kafa ağırlığını azaltan ve havanın içerisinde bulunan partikülleri temizleyen ve ısıtma görevleri bulunan yer olarak bilinmektedir.
]]>
Sinüs Eğrisi https://www.sinus.gen.tr/sinus-egrisi.html Tue, 27 Nov 2018 20:21:25 +0000 Sinüs Eğrisi, sinüs dik bir üçgendeki dar açının karşısındaki kenar uzunluğunun hipotenüs kenar uzunluğunun oranına o açının sinüs değeri adı verilir.  Sinüs eğrisi için, herhangi bir A açısını sıfırdan başlayar Sinüs Eğrisi, sinüs dik bir üçgendeki dar açının karşısındaki kenar uzunluğunun hipotenüs kenar uzunluğunun oranına o açının sinüs değeri adı verilir.  Sinüs eğrisi için, herhangi bir A açısını sıfırdan başlayarak 180 dereceye kadar büyütelim ve A açısının her değeri için sinüs değerini hesaplayarak sinüs değerlerinden oluşan bir cetvel oluşturabiliriz. Bunları yaptıktan sonra koordinat sistemi üzerinde yatay eksene açıları dikey eksende ise sinüs değerlerini belirtin. Bu koordinat sistemi üzerinde belirlenen açıları ve sinüs değerlerini işaretleyerek burada oluşan noktaları birleştirdiğimizde bir eğri elde ederiz. Bu eğriye sinüs eğrisi adı verilir. Bir diğer adı da sinüsoittir.  Sinüs eğrisi yaşamımızda çeşitli alanlarda kullanılır.

Sinüs EğrisiSinüs Eğrisi Kullanıldığı Alanlar

Genellikle titreşim hareketi yapan maddelerin hareketlerinin incelenmesinde, alternatif elektrik akımının araştırılmasında çokça kullanılmaktadır. Şehir şebekelerinde kullanmakta olduğumuz elektrik akımı sinüsoidal alternatif akıma girmektedir.
]]>
Sinüs Değerleri https://www.sinus.gen.tr/sinus-degerleri.html Wed, 28 Nov 2018 07:36:21 +0000 Sinüs Değerleri, sinüs değeri matematikten gelen kısaltması sin olarak ifade edilen değerdir. 1 birim yarıçapı, merkezi orijin olan çember üzerindeki y eksenine göre oluşan koordinatlara verilen addır. Orijinden noktaya çizilen Sinüs Değerleri, sinüs değeri matematikten gelen kısaltması sin olarak ifade edilen değerdir. 1 birim yarıçapı, merkezi orijin olan çember üzerindeki y eksenine göre oluşan koordinatlara verilen addır. Orijinden noktaya çizilen doğrunun y ekseni ile oluşturduğu açının kullanılmasıyla ya da aynı açısı olan bir dik üçgende alınan açının karşı dik kenarının hipotenüse bölümüyle sinüs açısı elde edilir.  

Bazı özel sinüs açılarının değerleri vardır. 
Sin0=0
Sin30=1/2
Sin45=√2/2
Sin60=√3/2
Sin90=1 e eşittir.

Sinüs DeğerleriBununla birlikte sinüs teoremi kirişler üçgeninin bir kenarı ve kenar karşısındaki açının sinüsleri oranlarına sabittir. a, b, c bir üçgenin kenar uzunlukları olmakla birlikte A, B ve C de üçgenin iç açıları ve r de çevrel çemberin yarıçapı ise sinüs teoremi ortaya çıkartılabilir.
a/sinA =b/sinB =c/sinC =2r olarak eşitlik sağlanır.
]]>
Frontal Sinüs Ameliyatı https://www.sinus.gen.tr/frontal-sinus-ameliyati.html Wed, 28 Nov 2018 21:49:29 +0000 Frontal sinüs ameliyatı, Bu ameliyat genel anestezi uzmanlarının gözetimi altında genel anestezi kullanılarak uzman cerrah tarafından yapılır. Frontal sinüs ameliyatındaki amaç tıkalı olan sinüs kanallarını açmaktır. Operas Frontal sinüs ameliyatı, Bu ameliyat genel anestezi uzmanlarının gözetimi altında genel anestezi kullanılarak uzman cerrah tarafından yapılır. Frontal sinüs ameliyatındaki amaç tıkalı olan sinüs kanallarını açmaktır. Operasyon esnasında sinüs kanallarını gösteren endoskop ismi verilen cihazlar kullanılmaktadır. Bu endoskopik cihazlar frontal sinüs ameliyatını yapan uzmanın daha rahat çalışmasını sağlamaktadır.Bu endeskopik görüntü altında cerrahın hedefini  sinüsleri tıkayan ve enfeksiyona yol açan hastalıklı dokuları ortadan kaldırmaktır. Frontal sinüs ameliyatında hastalıklı dokunun ortadan kaldırılması ile sinüs kanalları açılmaktadır. Cerrahi operasyon sorasında sinüs kanalları kalıcı olarak açılmaktadır. Her ameliyatta olduğu gibi frontal sinüs ameliyatında da riskler vardır. Bunları özetle şöyle sıralayabiliriz,
  • Sinüslerin çevresinde bulunan göz yaşı kanallarının hasar alması,
  • Görme sinirlerinin hasar alması,
  • Beyin zarı ve beyine kan taşıyan atar damarların sinüse yakın olmalarından dolayı az da olsa risk bulunmaktadır. Ciddi sonuçlar doğurabilme olasılığını göz önünde bulundurarak bu ameliyatlar konusunda uzman olan hekimlerin ameliyatı yapması gerekmektedir.
Frontal Sinüs AmeliyatıFrontal sinüs ameliyatı sonrası, Hasta verilen anestezinin etkisinden çıkana kadar 1 saat beklenir. Daha sonrasında odasına alınır. Operasyon burun kanalından girilerek yapıldığı için kesik, dikiş yoktur. Uzmanın belirlediği süre sonunda yeme içmesi normale döner. Enfeksiyon riski oluşursa antibiyotik kullanımı yapılabilir. Kısa bir süre zarfında hasta taburcu edilip günlük işlerine dönebilmektedir.
]]>
Sfenoid Sinüs https://www.sinus.gen.tr/sfenoid-sinus.html Wed, 28 Nov 2018 23:06:32 +0000 Sfenoid sinüs, kafatasının tabanında meydana gelen sinüzit türüdür.kafatasının ortalarında yer alırlar. Sfenoid sinüs yaklaşık burun giriş deliğinin 8 cm kadar gerisindedir. Kritik bir konum ve komşuluğa sahiptir. Gö Sfenoid sinüs, kafatasının tabanında meydana gelen sinüzit türüdür.kafatasının ortalarında yer alırlar. Sfenoid sinüs yaklaşık burun giriş deliğinin 8 cm kadar gerisindedir. Kritik bir konum ve komşuluğa sahiptir. Göz siniri ve şah damarla komşuluk gösterdiği için kritik bir konuma sahiptir. Sfenoid sinüse doğuştan sahip değiliz. 10 ila 12 yaş arasında gelişim gösterir. Sfenoid sinüs  genel olarak ayrı bir hastalık değildir. Posterior etmoid sinüzitin tutulması sonucu ortaya çıkmaktadır. Nadir bir rahatsızlık olduğu için genelde teşhis edilmesi zordur. Tanı koymada gecikme olursa ciddi ve hayati komplikasyonlara neden olabilmektedir. Bütün sinüs türleri bir delik ile burun içerisine açılırlar. Sfenoid sinüs dahil olmak üzere  bütün sinüs türlerinin havayı ısıtarak akciğerlere gitmesini sağlamak, nemlendirmek ve insan sesinin tonunu ayarlamak gibi görevleri vardır. İçi hava dolu bu odacıkların burunla bağlantısını sağlayan ve hava giriş çıkışına imkan tanıyan buruna açılan ağızları vardır. Uzun süre iyileşmeyen ve iyi tedavi edilmeyen nezle akabinde, alerjik nedenlere bağlı olarak burun iç mukozasının ve burun etlerinin şişmesi, genetik etkenler gibi bazı nedenlere bağlı olarak burun ile sinüslerin hava alışverişinde aksaklık olduğunda bu hava boşluklarında mikroplar çoğalmaya başlar ve sinüs iltihaplanır. Bu duruma sinüzit denir.Sinüs iltihaplanmasının sebebi bakteriler ya da virüsler olabilmektedir. Sfenoid sinüsün iltihaplanmasına Sphenoiditis adı verilmektedir.

Sfenoid SinüsTanı
Sfenoid sinüs tanısını koymada fizik muayene yada ağrı öyküsü dışında endoskopik muayene, bilgisayarlı tomografi ve Mr yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.Ayrıca iltihabın durumunu teyit etmek için klinik ve biyokimyasal kan testleri yapılmaktadır.  İzole sfenoid sinüs erken tanı tedavi sağlandığında tamamen iyileşmesi mümkündür. Sfenoid sinüs rahatsızlıkları genelde orta yaş kişilerde görülmektedir. Diğer sinüs rahatsızlıkları ile orantı kurulduğu zaman ortalama %1-3'lük kısmını oluşturmaktadır. Sfenoid sinüs belirtileri boyun ağrısı, baş dönmesi ve optik sinirleri etkilediği için gözde ağrı olabilmektedir. 

Tedavi süreci
Tedavi sürecinde ağrı için ağrı kesiciler kullanılmaktadır. Cerrahi müdahale ile sinüs tedavi edilebilmektedir. Ameliyat genel anestezi ile yapılmaktadır. Ameliyat sonrasında herhangi bir kesik yada yara izi kalmamaktadır. Operasyon sonrasında burunda meydana gelen kanamalar için sprey kullanılmaktadır. Hastanın kendine gelmesi 1 haftayı bulmaktadır. Sfenoid sinüs yada diğer sinüs türlerinde rastgele ağrı kesici kullanmak semptomların artmasına neden olmaktadır. O yüzden sadece doktorunuzun verdiği ağrı kesicileri kullanmak daha yararlı olacaktır. İlerlemiş durumlarda iğne kullanılmaktadır. Kendinizde sinüs belirtisi olduğunu düşünüyorsanız derhal doktorunuza başvurunuz. Tedavi edilemeyen bir hastalık değildir. Erken tanı önemlidir.
]]>
Sinüs Alan Formülü https://www.sinus.gen.tr/sinus-alan-formulu.html Thu, 29 Nov 2018 17:31:11 +0000 Sinüs alan formülü, sinüs matematikte bir trigonometrik fonksiyondur. Matematiğin zor işlemlerinden biri olan trigonometrinin içeriğinden biri de sinüs teoremidir. Sinüs, sin olarak kısaltılır. Merkezi orijin olan 1 yarıçaplı Sinüs alan formülü, sinüs matematikte bir trigonometrik fonksiyondur. Matematiğin zor işlemlerinden biri olan trigonometrinin içeriğinden biri de sinüs teoremidir. Sinüs, sin olarak kısaltılır. Merkezi orijin olan 1 yarıçaplı  çember üzerindeki noktanın y koordinatlarına göre apsisidir. Orijinden noktaya çizilen doğrunun y ekseniyle oluşturduğu açı kullanılarak veya aynı açıya dik çizilerek bu açıya sahip kenar sinüsü oluşturmaktadır. Sinüs dik üçgende belirtilen açının karşısındaki kenarın hipotenüse oranıdır.

Hipotenüs ise diğer iki kenarın kareleri toplamı alınıp daha sonrada karekökü alınarak bulunur. Yani hipotenüs dik açının karşısındaki kenardır. Sinüs, analitik düzlemde y eksenine tekabül etmektedir. Sinüs teoremi, bir üçgende kenarların karşılarında ki açıların sinüsleriyle orantılı olmaktadır bu ve bu oran çevrel çemberin çapına eşittir. Analitik düzlemde 90 ve 270 dereceler de sinüs değerleri sırasıyla 1 ve -1 dir. Bu derecelere bakılarak sinüs değerleri bulunabilir. Ayrıca 1. ve 2. bölgelerde sinüs pozitif değerlidir. 3. ve 4 bölgede negatif değerler almaktadır. 180 ve 360 derece de ise sinüs değerleri sıfırdır. 1. bölge de y ekseninde bir nokta belirledikten sonra o noktanın sinüsünü dik indirerek ve formüllerle kolaylıkla bulunabilir. Örneğin, ABC adında herhangi bir üçgen olsun ve açıları da a,b,c olsun. Bu şekildeki bir üçgenin sinüs teoremi şu şekilde olur.Sinüs Alan Formülü
  •  BC/sina= AC/sinb=AB/sinc=2R eşitlikleri şeklinde hesaplanmaktadır. 
Sinüs alan formülü ise, ABC üçgeni düşünelim. Formülü yazarken diyelim ki bizden C açısını kullanarak alan bulmamızı istiyorlar. O zaman C açısının kollarındaki kenarlar ile C açısının sinüsü çarpılıp yarısı alınarak alanı bulabiliriz. Yani sinüs alan formülü şu şekilde; 
  • 1/2*a.b.sinC dir.  
Ayrıca sorunun kalıbına göre herhangi bir kenara dik indirip o şekilde de alan hesaplaması yapılabilmektedir.  
]]>
Maksiller Sinüs https://www.sinus.gen.tr/maksiller-sinus.html Fri, 30 Nov 2018 06:06:59 +0000 Maksiller sinüs, kafatasımızda yanağımızın sol ve sağ tarafında bulunan sinüslerdir. Ölçü olarak kayısı büyüklüğündedir. Sinüsler içinde en büyüğüdür. Göz, diş kökü ve ağız içi ile komşulukları vardır. Ayr Maksiller sinüs, kafatasımızda yanağımızın sol ve sağ tarafında bulunan sinüslerdir. Ölçü olarak kayısı büyüklüğündedir. Sinüsler içinde en büyüğüdür. Göz, diş kökü ve ağız içi ile komşulukları vardır. Ayrıca kafatasındaki bütün sinüsler bir delik yardımıyla burun içine açılır.

Maksiller sinüs gelişimi
  • Anne karnında başlamaktadır.
  • Oluşum süresi anne karnındayken üçüncü haftaya denk gelmektedir.
  • Doğumda maksiller sinüsler sıvı ile doludur.
  • Sekiz yaşındayken sinüsün tabanı ile burun tabanı eşit olur.
  • Maksiller sinüs gerçek boyutuna yetişkinlikte ulaşır.
  • Maksiller sinüslerin ölçüsü 34 mm derinlik, 25 mm genişlik ve 33 mm yüksekliktir.
Maksiller sinüs solunumdaki görevleri
  • İçimize çektiğimiz havanın ısınması için özel rezerv görevi görürler.
  • İçi hava dolu odaların burunla bağlantısını sağlar.
  • Havayı burundaki odacıklardan akciğere gönderir.
  • Sese frekans verir.
  • İnsan sesinin tınısına ayar verir.
  • Kafatasımızdaki basıncı ve ağırlığı azaltır.
  • İçimize solunan havanın nemlendirilmesini sağlar.
  • Zararlı partiküllerin tutulmasını sağlar.
Maksiller sinüs enfeksiyonları

Burun ile sinüslerin hava alıp vermeyi azalttığı zaman maksiller sinüs odalarında mikroplar çoğalır, ürer ve iltihaplanma meydana gelir. Bu olaya sinüzit denilmektedir. Maksiller sinüslerde en çok sık görülen hastalık sinüzittir. Mikrop ve virüsler dışında nadiren de olsa mantarlarda enfeksiyon yapar. Bağışıklık sistemine bağlı olarak vücut mikro organizmanın çeşidine göre akıntılı sinüzit gelişir. En sık iltihaplanma yetişkinlerde görülür. Enfeksiyon akışını mikro organizmalar ve bağışıklık sistemi arasındaki direnç etkiler. Maksiller sinüs iltihaplanmasının %10'luk bir kısmı üst çenedeki diş köklerinden kaynaklıdır. Rahatsızlığı belli bir oranda %10-12'sini kistler oluşturmaktadır. Ayrıca çene ve diş ağrısı gibi rahatsızlık hissedildiğinde maksiller sinüzit dikkate alınmalıdır. Dişte enfeksiyon tanısı olmak üzere doktor tarafından kapsamlı kontrol gerektirir.

Maksiller SinüsMaksiller sinüs enfeksiyon belirtileri 
  • Burun tıkanıklığı.
  • Kanlı, yeşil ve sarı burun salgı üretir.
  • Kafatasında yanak ve göz çevrelerinde ağrılar meydana gelir.
  • Kafanızı aşağı ve öne eğildiniz zaman artan yüz ağrısı hissi.
  • Ağız kokusu.
  • Kuru öksürük.
  • Ateş.
  • İştahsızlık.
  • Mide bulantısı.
  • Geniz akıntısı.
Maksiller sinüs enfeksiyon çeşitleri

Akut sinüzit: Akut sinüzit tetikleyici yabancı cisim bulunması ve kronik alerjiler bu rahatsızlığa hazırlayıcı faktör rol oynar. Akut sinüzitte rahatsızlıklar ve ağrılar daha şiddetlidir. Maksiller sinüs enfeksiyon kaptığında yüz ağrısı, baş ağrısı, göz çevrelerinde ağrı olur. Çoğunlukla öne doğru eğilmede artış gösterir. Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, Geniz akıntısı, koku almasa azalma, ağız kokusu, göz kapaklarında şişme, yüzde şişme, burun kanaması, öksürük, dişlerde ağrı, ateş, gözlerde ağrı olarak belirtileri vardır.

Kronik sinüzit: Akut sinüzitten farkı daha uzun süreli sürmesidir. Daha hafiftir. Rahatsız kişiyi en çok öksürük, geniz akıntısı ve boğaz ağrısı sorunu vardır. Bunların dışında yüzde dolgunluk, burunda tıkanıklık, ağız kokusu olur.

Maksiller sinüs enfeksiyonu teşhisi nasıl konur

Muayenede hastanın rahatsızlığının maksiller sinüs sinüziti bile olduğu düşünülse bile kesin sonucu radyolojik olarak çekilmiş filmler göstermektedir. Hasta tedaviye yanıt vermiyorsa ya da ameliyat düşünülen bir hastanın bilgisayarlı tomografi çekilmelidir. Burunun iç yapısı ve maksiller]]> Sinüs Taşikardisi https://www.sinus.gen.tr/sinus-tasikardisi.html Fri, 30 Nov 2018 14:51:11 +0000 Sinüs taşikardisi, Keith Flack sinüs düğümünde gerçekleşen taşikardiye denilmektedir. Taşikardi kelime anlamı olarak kalp ritminin hızlı atmasıdır. Halk arasında çarpıntı olarak da adlandırılır. Kalp pek çok sebepten do Sinüs taşikardisi, Keith Flack sinüs düğümünde gerçekleşen taşikardiye denilmektedir. Taşikardi kelime anlamı olarak kalp ritminin hızlı atmasıdır. Halk arasında çarpıntı olarak da adlandırılır. Kalp pek çok sebepten dolayı hızlı atmakta ve taşikardi oluşturmaktadır.

Taşikardinin başlıca türlerinden bahsetmek gerekirse;


Atriyal fibrilasyondan dolayı meydana gelen taşikardiler, kalbin kulakçık odalarında kaotik elektriksel uyaranlarının etkisi sonucunda kalp ritminin hızlanması ile gerçekleşir.
Ventriküler taşikardiler çoğunlukla karıncıktan dolayı meydana gelen, kalbi büyük derecede etkileyen riskli bir taşikardi çeşididir.
Egzersiz kaynaklı ventriküler taşikardiler adından da anlaşılabileceği gibi genel spor aktiviteleri esnasında meydana gelebilen ve bazen ölüm ile sonuçlanabilen tehlikeli bir taşikardi durumudur. Bu rahatsızlık kalbin sol karıncığının işlevselliğini yitirmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu durum bir kaç saniyeyle birkaç dakika arasında gerçekleşebilmektedir.
Supraventriküler taşikardiler Atriya türü ventrikülerden meydana gelen bir taşikardi türüdür. Paroksimal atriya taşikardisi olarak yani PAT olarak da adlandırılabilmektedir. Bu tür taşikardiler kendi aralarında pek çok gruba ayrılmaktadır.
Nodal reentrant taşikardisi sıkça karşılaşabildiğimiz taşikardi çeşitlerinden biridir. İlaç tedavisiyle üstesinden gelinebilecek, daha dar kapsamlı bir taşikardi çeşididir.

Sinüs taşikardisi, çoğunlukla sinirli kişilerde meydana gelmelidir. Psikoloji ile çok paralel giden bir taşikardi çeşididir. Heyecan, sinir, stres ve şok gibi bir anda meydana gelebilecek durumlarda ortaya çıkmaktadır. Kimi zaman enfeksiyon, ateş, hipoksi, hipovolemi, anemi, anksiyete gibi durumlarda bu tür taşikardiye sebebiyet vermektedir. Kokain, nikotin, atropin, alkol, hidralazin, kafein, amfetamin, aminofilin tarzı vücudu sistematik olarak etkileyebilecek maddeler de sinüs taşikardisine sebep olabilmektedir.
Sempatik sinir sistemindeki uyarıların artması, sempatik sinir liflerini ve endokrin sistemini etkiler bunu sonucunda da adrenalin salgılanmasını sağlar. Adrenalin miktarını yükseltebilecek her türlü uyaran sinüs taşikardisinin gerçekleşmesine yol açmaktadır. Bu duruma en çok yol açabilen etken ise ortostatik hipertansiyon rahatsızlığıdır.

Sinüs Taşikardisi
Sinüs taşikardisi
kalp dinlenerek tespit edilebilmektedir. Kalp ritimlerini görüntülenebilir dalgalar haline getiren cihaza EKG elektrokardiyogram, elde ettiğimiz sonuçlara ise elektrokardiyografi adı verilmektedir. Elektrokardiyografi grafiği P-Q-R-S-T olarak adlandırılan, düzenli olarak ritmik ilerleyen 5 farklı dalga görünümünden oluşmaktadır. Sağlıklı bir insanda, bu dalga oluşumlarına dakikada 60-100 kez rastlanmaktadır. Yani sağlıklı bir insanın kalbi dakikada 60-100 kere çarpmaktayken, sinüs taşikardisi olan insanlarda bu miktar 100-160 arasına yükselmektedir. Grafik olarak ele almak gerekir ise PQRST dalgaları, S-T segmenti arasında çökme görülmektedir.

Başlıca taşikardi belirtileri; baş dönmesi, nefes darlığı, kalp çarpıntısı, hızlı nabız, bayılma ve göğüs ağrısıdır. Ancak sinüs taşikardisi genellikle altta yatan başka bir rahatsızlıktan dolayı meydana gelmektedir. Taşikardinin düzeltilebilmesi için önce altta yatan hastalığın tedavi edilmesi gerekmektedir. Nadir olarak da taşikardiye sebep olabilecek hiç bir neden bulunamamaktadır bu tür taşikardilere, inappropriate (uygunsuz) sinüs taşikardisi denilmektedir. Bu tür hastalar semptomatik ise beta bloker, diltiazem yada verapamil benzeri ilaçlar kalp ritmini yavaşlatıp hastaya iyi hissettirebilmektedir.
]]>
Sinüsleri Temizlemek https://www.sinus.gen.tr/sinusleri-temizlemek.html Sat, 01 Dec 2018 13:38:32 +0000 Sinüsleri temizlemek, Burun çevresindeki kemiklerin içerisinde bulunan hava boşluklarına sinüs denilir. Kafa tasında 5 adet sinüs bulunmaktadır. Burada bulunan hava boşlukları bazı etkenlerden dolayı dolabilir. Böylesi durumlarda Sinüsleri temizlemek, Burun çevresindeki kemiklerin içerisinde bulunan hava boşluklarına sinüs denilir. Kafa tasında 5 adet sinüs bulunmaktadır. Burada bulunan hava boşlukları bazı etkenlerden dolayı dolabilir. Böylesi durumlarda sinüsleri temizlemek gerekmektedir. Sinüsleri temizlemek için birden fazla yöntem bulunmaktadır. Bunların bazılarını şöyle sıralayabiliriz,
  • Sinüsleri TemizlemekPapatya buharı yöntemi, Sinüsleri temizlemek için bilinen bir yöntem olmakla beraber etkili bir yöntemdir. 100 gram papatyayı iyice kaynatın kaynayan buharı burnunuzla içinize çekin bir müddet sonra soluduğunuz buharın eksisini göreceksiniz. Sinüslerin temizlendiğini fark edeceksiniz.
  • Deniz ve Okyanus suyu, Sinüsleri temizlemekte ideal bir yöntem olmakla beraber tuzlu suyun genzinize kaçmasıyla sinüs hava boşluklarının temizlenmesinden bahsediyoruz. İmkanınız var ise ara ara tuzlu deniz suyuna girerek bu yöntemden faydalanabilirsiniz. Şişelenmiş olarak satılan deniz ve okyanus sularının içeriğinden emin olamadığımız için tavsiye etmiyoruz.
  • Havuz, Derinliği 1/5 veya 2 metre olan bir havuzda dibe dalmak. Suyun sinüsler yapacağı basınç ile sinüslerinizin temizlenmesine yardımcı olabilir.
  •  Egzersiz, Bu yöntemde dilinizi damağınıza yapıştırın ve bastırın. Aynı anda baş parmağınızla başınızın ortasına bastırın ve 30 saniye başınızı sağa sola hareket ettirin. Bu baskıyla sinüslerinizin temizlendiğini göreceksiniz.
  • Doktora gitmek, Doktor gözetiminde  burundan sokulan ince bir hortum ile içeride ki sinüsleri temizlemekte mümkündür.
  • İlaç ve sprey, Doktorun önereceği antibiyotik veya kortizonlu spreylerle sinüsleri temizlemek mümkündür.
]]>
Pilonidal Sinüs Ameliyatı https://www.sinus.gen.tr/pilonidal-sinus-ameliyati.html Sat, 01 Dec 2018 14:59:31 +0000 Pilonidal sinüs ameliyatı, Kuyruk sokumunda deri altında oluşan içi kıl dolu iltihaplı yola pilonidal sinüs denir. Sinüs yolu vücutta bulunan anormal bir kanaldır. Genel olarak deride bulunan enfeksiyon yerinden deri yüzeyine kada Pilonidal sinüs ameliyatı, Kuyruk sokumunda deri altında oluşan içi kıl dolu iltihaplı yola pilonidal sinüs denir. Sinüs yolu vücutta bulunan anormal bir kanaldır. Genel olarak deride bulunan enfeksiyon yerinden deri yüzeyine kadar uzanabilmektedir. Pilonidal  tıp teriminde kıl yuvası demektir. Pilonidal sinüs ameliyatı genel olarak vücudunda çok kıl bulunan insanlarda daha sık yapılır. Pilonidal sinüs hemen hemen her yaş gurubunda ortaya çıkabilir. Ortalama yaş aralığı da 16/30 yaş arasıdır. Hafif durumlarda antibiyotik ve merhemle tedavi edilebilir.  Daha ciddi durumlarda ve ilerlemiş vakıalarda pilonidal sinüs ameliyatı gereklidir. Pilonidal sinüs ameliyatı hastahane ortamında uzman bir cerrah tarından sterilize bir şekilde yapılır. Pilonidal sinüs ameliyatı uzmanın seçeceği birçok farklı teknikte yapılabilmektedir.

Pilonidal Sinüs AmeliyatıPilonidal sinüs ameliyatı teknikleri;
  • Kistotomi, pilonidal sinüsün açılması ve kılların temizlenmesidir. Kıl kistlerinin oluşturduğu boşluğun tavan kısmı açılır. Boşluğun içerisi çıkarılmadan temizlenir. Pansuman yapılarak kıl kistlerinin oluşturduğu boşluğun kendiliğinden dolması beklenir. Hastanın iyileşme süreci 3/5 haftadır. Ameliyata elik eden bir enfeksiyon durumu var ise antibiyotik kullanılır.
  • Marsupializasyon, Pilonidal sinüs ameliyatlarından bir diğeri olan bu yöntemde, Kıl kistlerinin oluşturduğu boşluğun tavanı açılır ve içerisi temizlenir. Kıl kistlerinin arka duvarı çıkarılmaz ve yara kenarları geride kalan kistin tabanına dikilir. Bu durumda geride kalan boşluk küçültülmüş olur. Hastanın günlük pansumanlarını titizlikle yapılması önemlidir. Bu yöntemde  geride kalan ölü dokuların ve yaraya dökülen kılların temizlenmesine ve alanın sterilize edilmesine dikkat etmek gerekmektedir. Hastanın normal hayatına tamamen dönmesi 4-6 hafta arasında değişmektedir.
  • Pilonidal sinüsün çıkarılması ve yara kesiğinin açık bırakılması, Kıl kistlerinin tümünün ağızlarını içerisine alacak şekilde yapılan bir kesi ile kıl kistleri tamamen çıkarılır ve yara açık bırakılır. Düzenli pansuman yapılarak açık bırakılan ameliyat boşluğun kendiliğinden dolması beklenir. Bu yöntemle iyileşme süresi 4 /7 hafta gibi uzun bir süredir. 
  • Pilonidal sinüsün çıkarılması ve yaranın kapatılması, Kıl kistlerinin hepsi çıkarıldıktan sonra yaranın iki kenarı bir araya getirilerek uygun bir şekilde dikilir. Bu yöntemde doktorun belirlediği aralıklarda pansuman edilir. Ortalama 2 haftada iyileşebilir. Yara kısmen gergin kapatıldığı için az da olsa açılma olabilmektedir.
Pilonidal sinüs ameliyatından sonra karşılaşılan problem sinüsün tekrarlamasıdır. En erken 6 ay içinde tekrarlama olasılığı vardır. Kılların yeterince temizlenmemesi, enfeksiyon, iyileşme dokusunun orta hatta olması, gibi sebeplerden olabilmektedir. Ameliyattan sonra yara kapatıldı ise o bölge tamamıyla iyileşene kadar temiz ve kuru tutulmalıdır. İyileşme sürecinde kalça derisi kıllardan arındırılmalı ve temizlenmelidir. Bölgedeki kılları temizlemek için kıl dökücü kremler kullanılabilir veya tıraş edilebilir. Tercih edilen ameliyata veya operasyonu yapan cerrahın titiz çalışmasına yada hastanın ameliyat sonrası hastaya ait faktörlere bağlı olarak tekrarlama olasılığı değişebilmektedir.
]]>
Sinüs https://www.sinus.gen.tr/sinus.html Sun, 02 Dec 2018 11:54:24 +0000 Sinüs, Yeni doğan bir bebeğin dahi çok küçük bile olsa sinüsleri vardır. Başlarda bezelye büyüklüğünde olan bu boşluklar burunun içerisinden kafatası ile yüz kemiklerinin içine doğru genişleyebilen boşluklardır. Genç Sinüs, Yeni doğan bir bebeğin dahi çok küçük bile olsa sinüsleri vardır. Başlarda bezelye büyüklüğünde olan bu boşluklar burunun içerisinden kafatası ile yüz kemiklerinin içine doğru genişleyebilen boşluklardır. Genç erişkinlik ve çocukluk döneminde genişlemeye büyümeye devam eder. Burun iç yüzeyini kaplayan zarın aynısı tarafından kaplanır. Bir kurşun kalem başı büyüklüğü kadar açılar ile burun boşluğuna bağlanırlar.

Sinüs Nedir
Tıpta ''it'' eki enflamasyon yada enfeksiyonu ifade etmektedir. Bu sebep ile sinüzit, sinüslerin enflamasyonu yada enfeksiyonudur. Tipik olan akut bir sinüzit olayı alerjik yada soğuk algınlığı gibi atak sonucunda oldukça fazla miktarda mukus salgılanması ile meydana çıkmaktadır.  Zarlar o kadar fazla şişebilir ki sinüslerde bulunan küçük aralıklar kapanır. Mukus ile hava burun ve sinüsler arasında rahat hareket edemez ise mukusu sinüsler içerisinde birikerek basıncın artmasına sebep olmaktadır. Hangi sinüsün nasıl etkilendiğine bağlı olarak alında yada yüzde üstüne basmak ile oluşan gözlerin arasında yada gerisinde üst dişlerde ve yanaklarda ağrı oluşturur. Çıkış yeri kapalı ve mukus ile dolu bir sinüs bakterilerin üremesi için oldukça uygun bir ortamdır. Eğer soğuk algınlığı normalden daha fazla sürer ise ve oluşan sümük yeşil renkli ve sarı renge dönerse yada garip bir tat oluşursa muhtemelen bakteriyel enfeksiyon gelmiştir. Akut sinüzit olgularında ise yüz ve alındaki ağrı şiddetli olmaktadır. Sinüs çıkış yerinin uzun müddet kapalı kalması durumunda kronik sinüzit oluşmaktadır. baş ağrısı hissi seyrekleşir fakat kötü koku ve akıntı devam eder. Enflamasyonun çok fazla olması sonucunda da polip olarak adlandırılan oluşumlar gelişir. Bazı sinüzit olguları ise üst dişte oluşan enfeksiyonun sinüse geçmesi sonucunda oluşmaktadır.

Sinüsler ne İşe Yarar
Sinüsler normal bir salgı yani (mukus) oluşturan burun sisteminin bir parçasıdır. Normal bir şekilde sinüs ve burunlar günde yaklaşık litre kadar mukus salgılarlar. Üretilmekte olan mukus burun örtüsü yani (mukoza) üstünde hareket ederek bakterileri, toz parçacıkları ile diğer hava yolu ile taşınabilen partikülleri yıkar ve süpürürler. Daha sonrasın da bu mukus geriye boğaza süzülür ve yutulur. İçerisinde bulunan bakteriler ve parçacıklar mide asidi tarafından parçalanmaktadır. Birçok kişi bunun farkında değildir. Çünkü bu durum normal bir vücut fonksiyonudur.

Burun Gerisine Akıntı Ne Anlama Gelir
Burun içi; hava kirliliğinden dolayı alerjiye sebep olan maddeler tarafından virüs yada duman ile rahatsız edildiğinde normalinden daha çok mukus üretmektedir. Bu burun zarlarındaki alerjik maddeyi yıkayarak uzaklaştırmak için bol miktarda üretilen berrak su şeklinde bir salgı dır. Burnun arkasına taraf su şeklinde bir salgı oluşturmaktadır. Arkaya akıntı olmasının en önemli sebebi ise bu olaydır. Bir başka şekilde ise mukus tarafından oluşturulan enfeksiyonlarda da kıvamlı ve yapışkan mukus gelir. Aynı zamanda da cerahat yüzünden mukusun rengi yeşil yada sarı renkli olur.  

SinüsKimler Sinüs Sorunu İle Karşılaşabilir
Normalde herkes sinüs enfeksiyonu geçirebilir fakat bazı gruplar daha hassastır. 

Sigara İçenler: Nikotin ile tütün dumanı doğal direnç mekanizmasını bozmaktadır.
Alerjisi Olanlar: Bir alerji atak türü soğuk algınlığı gibi sinüs kanallarının kapanmasına, mukozanın şişmesine, mukus akımının önüne geçilmesine ve bakteri enfeksiyonuna yol açmaktadır.
Sık, sık Enfeksiyona Maruz Kalanlar: Sağlık personeli ile öğretmenler daha hassastırlar.
İyi Nefes Almayı Ve Mukus Akışını Engelleyecek Yapısal Burun Bozukluğu Olan Kişiler: Bu duruma örnek verecek olur isek kırık bir burun yada septum deviasyon yani septum burun delikleri içinde sağ ve sol kaydı ile ikiye bölen bir kıkırdak bir ya]]> Sinüslerde Kist https://www.sinus.gen.tr/sinuslerde-kist.html Mon, 03 Dec 2018 10:59:37 +0000 Sinüslerde Kist, oluşumu sorunu kistlerin insan vücudunun herhangi bir yerinde ortaya çıkabileceğini göstermektedir. Sinüslerde bulunan salgı bezlerinin tıkanması sonucunda işlem yapamaz duruma gelmesi ve oluşan salgının t Sinüslerde Kist, oluşumu sorunu kistlerin insan vücudunun herhangi bir yerinde ortaya çıkabileceğini göstermektedir. Sinüslerde bulunan salgı bezlerinin tıkanması sonucunda işlem yapamaz duruma gelmesi ve oluşan salgının tıkanıklık sebebi ile birikmesinden kaynaklanır. Çoğu insan baş ağrısı şikayeti sonucunda doktora gider. Doktor teşhis için MR çekilmesini istemektedir. Çıkan MR sonucunda eğer sinüzitlerde bir kist oluşmuş ise tespit edilerek bu teşhise bakılarak tedavi sürecine başlanır. Kistler içleri sıvı ile doldurulan şeffaf baloncuklara benzerler. Bu olgu yani kist oluşumu oldukça yaygındır. Oldukça fazla rastlanılan bu şikayet genizde akıntı veya baş ağrısı oluşmasına sebep olmaz. Bu sebep ile çoğu zaman cerrahi müdahale istemeyen bir problem olarak bilinmektedir. Ancak mukosel olarak adlandırılan büyük yapılı kistler var ise cerrahi müdahale gerekmektedir. 

Sinüslerde kistin cerrahi tedavi gerektirdiği nasıl anlaşılır

Sinüslerde yalnızca mukosel adı verilen kistlere cerrahi müdahale edilir. Sinüslerde yer alan salgı bezlerinden biri ağız kısmında tıkanma olduğunda sümük salgısını dışarı atamaz ve sonuçta bu salgı birikerek kesecik haline gelir. Kesecik daha fazla büyüyerek sinüslerin ağız yolunu kapatmadığı sürece kişide herhangi bir şikayete sebep olmaz. Bu sebeple tespit aşamasında genelde tesadüfen gerçekleştirilir. Sinüs tomografisi veya normal filmler çekilince ortaya çıkmaktadırlar. 

Sinüslerde KistSinüslerde Kist Var İse Nasıl Tedavi Edilir

Bu kısımda oluşan kistlerin kendilerine has bir görüntüsü ve şekli vardır. Bu görüntüye göre kistin üst bölümünde hava bulunmaktadır. Bir kişinin eğer sinüslerinde kist oluşmuş ise eğer yalnızca 2-3 sene aralıklı olarak tıbbi kontrole gitmesi önerilir. Ancak bu cerrahi müdahale istemeyen kistler için gereklidir. Farklı olarak büyüyen kist eğer sinüs ağzını tıkayacak büyüklükte ise işte o zaman cerrahi uygulama gereklidir. Çünkü tedaviye başlanmaz ise oluşan iltihap eritici özelliği sebebinden dolayı sinüs boşluğunu tamamen kaplar ve kemiklere baskı yapar. Bunun sonrasında ise bu duruma bağlı olarak yanakta şişkinlik, baş ağrıları ve gözleri etkileyen patalojik etkiler oluşturur. Ayrıca böyle bir durumun oluşumundan haberdar olunduğu halde halen tedaviye başlanmaz ise oluşan iltihap sinüs kemiklerini eritir ve beyin, göz gibi oldukça önemli organ dokularına zarar verecek hale gelir.
]]>
Paranazal Sinüsler https://www.sinus.gen.tr/paranazal-sinusler.html Mon, 03 Dec 2018 19:57:30 +0000 Paranazal sinüsler, vücutta farklı ebatlarda 4 çift halindedir. Bu sinüsler içinde bulundukları kemiklerin isimleriyle tanımlanır. Her birinin farklı işlevleri bulunur. Highmore boşluğundaki maksiller sinüs, kalburumsu kemikte et Paranazal sinüsler, vücutta farklı ebatlarda 4 çift halindedir. Bu sinüsler içinde bulundukları kemiklerin isimleriyle tanımlanır. Her birinin farklı işlevleri bulunur. Highmore boşluğundaki maksiller sinüs, kalburumsu kemikte etmoid sinüs, alın sinüsü frontal sinüs, kafa tabanı sinüsü olan frontal sinüs paranazal sinüslerdir.

Paranazal sinüsler

Maksiller sinüs: Bu sinüsler doğumda sıvıyla dolu olur. Sinüs tabanı çocukluk döneminde 8 yaşındayken burun tabanına iner. Adolesan dönemde ise erişkin boyuna ulaşır. Yaklaşık 25 mm genişlikte, 33 mm yüksekliğinde ve 34 mm derinliğinde olur. Doğal ostium orta meada hiatıs semilunariste posteriorunda bulunur. % 15-40 civarında 1-2 aksesuar ostiumu bulunur.

Etmoid sinüs: Bu paranazal sinüsler 8-12 yaşlarındayken erişkin boyda olurlar. 3-15 kadar hücre bulunur. Genişliği posteriorda 15 mm, anteriorda 5 mm, yüksekliği 25 mm kadar, uzunluğu ön arka duvarda 40-50 mm kadardır. Lateral duvarı lamina paprieca meydana getirir. Sfenoid sinüsle birlikte oluşturduğu alan komşulukları için oldukça önemlidir.

Frontal sinüs: Bu sinüsler doğumda yoktur. Çocukluk döneminde 12 yaşındayken pnömotizasyonu belirgin hale gelir. Erişkin hale gelmesi 20 yaşında olur. Yüksekliği 28 mm, genişliği 24 mm, derinliği ise 20 mm kadardır. Frontal reces ön etmoid hücrelerin arasındadır.

Sfenoid sinüs: Bu paranazal sinüsler 3 yaşında büyümeye başlayarak, adolesan dönemde erişkin boyutlara ulaşır. Yüksekliği 20 mm, genişliği 17 mm, derinliği de 23 mm olur. Sfenoid sinüs lateral duvar komşuluğu olan sfenoid sinüsün çevresinde yukarıdan aşağıya doğru optik sinir, maksiller sinüs, internal karotis arter bulunur. Üst duvarı 1 mm genişliğindeki kemikle duradan ayrılmıştır.

Paranazal SinüslerParanazal sinüslerin görevleri nelerdir
  • Rezonasyon
  • Çift cidarlı olmaları yüzünden beyin dokusunun dışarının sıcak ve soğuk etkisinden korumaları
  • Çift cidarlı olduklarından travmalarda ön lamina kırığı olursa arka laminayı ve bu sayede beyni hasar görmekten korurlar.
  • Yüz kemiklerinin ağırlıklarının azaltırlar. 

Paranazal sinüsler burun mukozasına yakın olduğundan, sinüzit ve rinit genellikle birlikte olur. Paranazal sinüsler ve burun mukozasının enfeksiyonlarla savaşmak için, mukosilier sistem aktivitesi, mukusta antimikrobial ajanlar, epitelde mukus örtüsü gibi bazı savunma sistemleri bulunmaktadır. Daha çok mukosilier aktivitenin bozulması sonucunda sinüs içinde sekresyon birikimi olup, enfeksiyona neden olarak sinüzit gelişiminde önemli bir etkiye neden olur. 

]]>
Sinüs Ameliyatı https://www.sinus.gen.tr/sinus-ameliyati.html Tue, 04 Dec 2018 14:55:48 +0000 Sinüs Ameliyatı, sinüsleri çok iltihaplanan uzun süreli ve defalarca tedavi görülmesine rağmen düzelmeyen hastaların olduğu ameliyattır. Tabi ki bu durumu yaşayan herkes ameliyat olmak zorunda değildir. Sinüs ameliyatlarında ba Sinüs Ameliyatı, sinüsleri çok iltihaplanan uzun süreli ve defalarca tedavi görülmesine rağmen düzelmeyen hastaların olduğu ameliyattır. Tabi ki bu durumu yaşayan herkes ameliyat olmak zorunda değildir. Sinüs ameliyatlarında bazı nadir durumlardan hariç diğer durumlarda karar verme sürecinde hızlı davranmaya gerek yoktur. Sinüs ameliyatı hemen yapılmaz. Sinüs ameliyatından önce kulak burun boğaz doktoru bazı tedaviler uygular. Bu tedaviler ile ameliyatsız çözüme ulaşılabilir ya da sinüs ameliyatının daha kolay ve risksiz olmasını sağlar. Bu tedavi ne kadar düzenli yani doktorun dediği gibi uygulanır ise ameliyat olma ihtimali azalabilir. Sinüs ameliyatı için doktor hemen karar vermez. Belirli filmler çekilir. Muayeneler yapılır ve bu süreçte doktor takip sürecini iyi yapar ise doğru bir ameliyat kararı alınmış olur. 

Sinüs Ameliyatı Öncesi Hastadaki Belirtiler:
  • Geniz akıntısı 
  • Burun tıkanıklığı
  • Sürekli olarak baş ağrısı ve yüz ağrısı
Bu şikayetler ile gelen hastalara kulak burun boğaz doktoru endoskopik bir muayene yapar. Bu muayeneden sonra gerekli tedavi uygulanır. Eğer hasta tedaviye cevap vermez ise tomografi çekilir ve sinüs haritası çıkarılır. Bundan sonra ise yapılacak tek tedavi sinüs ameliyatıdır. Sinüs ameliyatı korkulacak bir ameliyat değildir. Ancak hassas bir çalışma ve dikkat gerektiren bir ameliyattır. Hastanın burnunda kalıtsal bir rahatsızlık olmadığı sürece ameliyat sonrası tekrarlama gibi bir sorun çıkmaz. 

Sinüs AmeliyatıSinüs Ameliyatı Sonrası Yapılması Gerekenler:
  • Sinüs Ameliyatı sonrası genel anesteziye bağlı olarak üç veya dört saat sıvı veya katı gıda alınmaması gerekir.
  • Anesteziden uyandıktan sonra hastanın baş kısmı vücuduna göre daha yüksekte durması gerekir.
  • Hemşirelerin kan basıncınızı ölçtükten sonra hemşire veya hasta bakıcı yardımı ile yürüyüş yaptırılmalıdır. 
  • Hasta ani hareketlerden kaçınmalıdır. 
  • Sinüs ameliyatı sonra kulak burun boğaz doktorunuz izin vermediği sürece sümkürmeniz yasaktır. 
  • Sık sık tuzlu su ile burun sümkürmeden temizlenmelidir. 
  • Doktorun verdiği ağrı kesiciden başka ağrı kesici kullanılmamalıdır.
  • Aşırı sıcak içeceklerden uzak durulmalıdır.
  • On dört gün boyunca düzenli olarak antibiyotik tedavisine devam edilmelidir. 
  • Ameliyat sonra iyileşme sürenize bağlı olarak yedi veya on aralıklar ile doktor kontrolüne gitmeniz gerekir. 
]]>
Sinüs Aritmisi https://www.sinus.gen.tr/sinus-aritmisi.html Wed, 05 Dec 2018 11:37:58 +0000 Sinüs Aritmisi, Sinüs döngüsünün uzunluğunda fazik olan farklılıklar ile karakterize olan bir aritmi şeklidir. Uyarı çıkaran odak sinüs düğümündedir, fakat yavaşlayan ve hızlandığı zamanlarda aritmi karakterize bir Sinüs Aritmisi, Sinüs döngüsünün uzunluğunda fazik olan farklılıklar ile karakterize olan bir aritmi şeklidir. Uyarı çıkaran odak sinüs düğümündedir, fakat yavaşlayan ve hızlandığı zamanlarda aritmi karakterize bir şekildedir. Sinüs aritmisi iki temel şekilde meydana gelir. Solunumsal biçimde başlıca vagal tonusun refleks baskılanmasına bağlı bir şekilde kalp hızı inspirasyon ile yükselir, ekspirasyon ile azalır. Nefesin tutulması ile bu farklılaşmalar yok olur.

Kalp hızı 60 ve 100 dakika arasındadır. Ritm düzenli bir şekildedir. PR aralığı sabit bir şekilde, P dalgası, QRS kompleksi ve T dalgası ise normal bir şekildedir. P:QRS ilişkisi 1:1’dir. Oldukça fazla meydana gelen ve tedavi yapılması gerekmeyen normal olan bir ritmdir.  Yetişkin olan insanlardan daha fazla çocuklarda ve gençlerde meydana gelir. Yaşın ilerlemesi ve otonom bir şekilde olan işlev bozukluğu ile sıklığı azalmaktadır.   

Çoğunlukla klinik bir yakınmaya sebep olamaz. Kalp hızının ileri safhada yavaşlaması halinde ise bir kaçış ritminin başlamasına sebep olabilir. Tedavisinin yapılmasına çoğunlukla gerek kalmaz. Eksersiz yada ilaçlar ile kalp hızının yükseltilmesi ile aritmi çoğunlukla sona erer. Solunumsal bir şekilde olmayan cinsi ise oldukça sik olarak dijital fazlalığına bağlıdır. Kalp hızı, yetişkin olan insanlarda 100 dakikanın üzerindedir, özellikle yüksek derece ateşi bulunan insanlarda 170 dakikaya kadar ulaşabilir. Çoğunlukla yavaş bir şekilde başlar ve yavaş bir şekilde sona erer.Sinüs Aritmisi

Ritm düzenli bir şekildedir. P:QRS ilişkisi 1:1’dir. P dalgası ve QRS kompleksleri normal bir şekildedir. Kalp hızında ileri safhada oluşan artışlar ile meydana gelen miyokard iskemisi sebebi ile ST segment farklılıkları eşlik edebilir. Altta kalp hastalığı yatan olgularda uzun zamanlı olan taşikardi atakları miyokardın iş yükünü fazlalaştırarak konjestif kalp yetersizliğine sebep olabilir. Taşikardi ile koroner perfüzyonun azalması ST segment ve T dalgası farklılıkları ile koroner arter hastalığı bulunan insanlarda anjina pektorisi veya daha ciddi olan bir başka aritminin meydana gelmesini tetikleyebilir.

]]>
Sinüs Ağrısı https://www.sinus.gen.tr/sinus-agrisi.html Wed, 05 Dec 2018 21:34:10 +0000 Sinüs ağrısı, burun etrafında bulunan sinüslerin mukoza yani iltihap ile dolması nedeniyle ortaya çıkar.  Alerjik yatkınlığı olanlarda, astım hastalarında sinüs ağrısına daha fazla rastlanır. Sinüs iltihabı Sinüs ağrısı, burun etrafında bulunan sinüslerin mukoza yani iltihap ile dolması nedeniyle ortaya çıkar.  Alerjik yatkınlığı olanlarda, astım hastalarında sinüs ağrısına daha fazla rastlanır. Sinüs iltihabı ve dolayısıyla ağrısı için doktorun reçete ettiği antibiyotikler ve ağrı kesiciler kullanılabilir. Ağrıyı hafifletmek amacıyla ilaç tedavisi haricinde gözaltına sıcak uygulamak faydalı olabilir. Sinüs ağrısı kronik bir hal almışsa ve ağrı giderilemiyorsa cerrahiye başvurulabilir. Sinüs ağrısı için evde de basit önlemler alınarak ağrı giderilebilir. Bunun için burnun tamamen kuruması önlenmelidir. Aksi halde ağrıya ciddi anlamda burun yaraları da eklenebilir. Burun yaraları hem hastaya ciddi sıkıntılar oluşturur hem de ağrıların artmasına yol açabilir. Burunda toplanan aşırı mukusun dışarı atılması ağrı üzerinde ciddi anlamda rahatlama sağlayabilir. Bulunulan ortamın ya da odanın devamlı havalandırılması da faydalı olur. Aksi halde havasız ortamlar sinüslerde kaşıntı ve tahrişe yol açarak ağrının artmasına neden olur.

Yanaklarda meydana gelen sinüs ağrıları, üst dişlere kadar ulaşır. Bazı durumlarda ağrı elmacık kemiği, geniz ve alın bölgesinde görülebilir. Burun kökü sinüslerinde ağrı burun köküyle beraber göz arkasında da etkili olur. Alın bölgesinde meydana gelen ağrılar içinde alın bölgesi sinüsleri sorumludur.

Sinüs ağrısı için ne zaman doktora başvurulmalıdır

Sinüs ağrısı eğer bir haftadan daha uzun sürüyor ve alınan önlemlere rağmen geçmiyorsa mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Bir haftayı aşkın sinüs ağrılarının evde tedavi edilmesi bazen imkansız olabilir ve mutlaka ilaç tedavisi gerekebilir. Evde uygulanan tedavi yöntemleriyle sadece ağrıların şiddeti azaltılabilir.

Sinüs AğrısıSinüs ağrısı için ev tedavileri

  • Sinüs ağrısında öncelikle burnun tamamen kurumasına engel olunmalıdır.
  • Havayı nemlendirmek adına buhar makinelerinden yardım alınabilir.
  • Burnu nemlendirmek ve ağrıyı hafifletmek için sıcak duş almak faydalı olur.
  • Günlük tüketilen su miktarı mümkün olduğunca arttırılmalıdır. Çünkü su bölgede toplanan mukusun incelmesini ve sinüslerin açılmasını sağlar.
  • Burun yollarını açmak ve sinüzit ağrısını gidermek için tuzlu su faydalı olabilir. Tuzlu su hazırlanarak damla aparatı olan bir şişeye doldurulur ve buruna aralıklar halinde damlatılabilir.
  • Temiz bir havlu sıcak suyla ıslatılır ve sıkıldıktan sonra yüzü tamamen kaplayacak şekilde yüze yerleştirilir. İşlem rahatlama sağlanana kadar tekrarlanabilir.
  • Kullanılan yastığın yüksek olması kolay nefes almayı sağlayarak şikayetleri azaltmakta faydalı olur.
  • A vitamini sinüzit ağrılarına karşı faydalıdır. Ağrıların şiddetlenmesini engeller.
  • Zencefil sinüzit ağrısı için faydalı bir bitkidir. Zencefil çayı tüketerek sinüzit ağrılarından kurtulmak mümkündür.
  • Mide problemi olmayan kişiler sinüzit ağrısı için bol bol acı biber tüketebilir. Acı biber yemeklere ya da salatalara eklenebilir.
  • Sarımsak doğal bir antibiyotiktir ve sinüzit ağrısı için faydalı olur.
]]>
Sinüs Teoremi https://www.sinus.gen.tr/sinus-teoremi.html Wed, 05 Dec 2018 22:39:29 +0000 Sinüs teoremi çembersel bir üçgende yani kirişler üçgeninde her kenarın karşısındaki açının sinüsü ile doğru orantılı olmasıdır. Bu teoreme göre bu oranın değerinin çembersel üçgenin sahip olduğu çemberin çapına Sinüs teoremi çembersel bir üçgende yani kirişler üçgeninde her kenarın karşısındaki açının sinüsü ile doğru orantılı olmasıdır. Bu teoreme göre bu oranın değerinin çembersel üçgenin sahip olduğu çemberin çapına da eşit olması söz konusudur. Dik açılı üçgenlerde dik olmayan bir açının karşısında bulunan dik kenar ile hipotenüsün birbirine oranına "sinüs" denmektedir. 

Sinüs Teoremi Formülü 

Bir ABC üçgeninin kenarları için her açının karşısındaki kenara kendi harfi gelecek şekilde a, b, c isimlerini verelim. Üçgenin sahip olduğu çevrel çemberin yarı çapına ise r diyelim. Bunlar arasındaki bağlantıyı şu formül ile açıklayabiliriz:


Sinüs Teoremi İspatı

1- Bir üçgenin tüm köşelerine değerek çizdiğimiz çembere o üçgenin çevrel çemberi diyoruz. Üçgenimizin çevrel çemberinin merkezine O ve yarıçapına da r diyoruz. O'dan üçgenin herhangi bir köşesine çizdiğimiz her çizgi yarı çap olacaktır. Üçgenimizin B ve C noktalarına çizdiğimiz yarı çaplara BO ve OC diyoruz. Bu durumda aynı yayı görmekte olan merkez ve çevre açıları olduklarından dolayı;

m(BOC) = 2 m(A) oranı ortaya çıkmaktadır.

2- O merkezinden A açısını gören üçgenimizin kenarı olarak tanımladığımız a kenarına H noktasında yükseklik indirdiğimiz zaman yanı a kenarını ortadan ikiye ayıran bir yükseklik indirdiğimizde oluşan BOC üçgeninin ikizkenar bir üçgen olma özelliğinden dolayı yüksekliğin hem açıortay hem de kenarortay olma özelliğine sahip olduğunu görebiliriz. Bu durumda m(BOH) = m(A) olan bir dik üçgen ortaya çıkacaktır. Bu üçgendeki IBHI uzunluğunun ise a/2 olduğunu görebilmemiz mümkündür.

Sinüs Teoremi3- Sinüs teoremi tanımına bakacak olduğumuz zaman  bu tanım gereği gerekli düzenlemeleri yaptığımız zaman  ortaya çıkmaktadır. Bu işlemi diğer kenarlara uyguladığımız zaman da aynı sonuç ile karşılaştığımız içinm bu teoremin doğru olduğunu ispatlayabilmemiz mümkün olmaktadır.
]]>
Sinüs İlaçları https://www.sinus.gen.tr/sinus-ilaclari.html Thu, 06 Dec 2018 15:40:30 +0000 Sinüs ilaçları, sinüslerde bakteri ya da virüsler nedeniyle ortaya çıkan ve beraberinde farklı şikayetlere yol açan sıkıntılar için kullanılır. Özellikle soğuk algınlığı hastalıkları ya da gribal enfeksiyon Sinüs ilaçları, sinüslerde bakteri ya da virüsler nedeniyle ortaya çıkan ve beraberinde farklı şikayetlere yol açan sıkıntılar için kullanılır. Özellikle soğuk algınlığı hastalıkları ya da gribal enfeksiyonlar sinüzit şikayetine neden olur. Bahar alerjisi, astım gibi şikayetleri olan kişilerde sinüzit problemlerine daha sık rastlanır.

Sinüs problemleri ciddi anlamda baş ağrısı, göz ve yüz ağrısına neden olur. Baş ağrısının şiddeti zaman zaman zonklayıcı tarzda olabilir. Eğilirken, yerden bir şey alırken ağrı şiddetlenebilir. Ağrıların şiddetlenme nedeni yapılan hareketler anında sinüs içindeki basıncın artmasıdır. Sinüs belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bazı kişilerde burun akıntısı sinüs belirtileri olarak yaşanabilir. Yaşanan akıntı iltihaplı olur ve şiddetlendiğinde öksürük ve bronşite yol açabilir. Sinüs ilerlediğinde ve önlem alınmadığında ses kısıklığı, yorgunluk gibi yakınmalar oluşur. Özellikle geceleri ateş, terleme görülebilir. Sinüs kısaca burun içini kaplayan zar olarak tanımlanabilir. Burun içini kaplayan zar mukus üretir. Burnun nemli kalmasını sağlar. Sinüs şikayetleri evde alınan önlemlere rağmen geçmiyor ve bir haftadan uzun süredir devam ediyorsa mutlaka doktora başvurulmalı ve doktorun reçete ettiği ilaçlar kullanılmalıdır.

Sinüs ilaçları nelerdir

Mukolitikler: Sinüste mukus birikmesini önlemek amacıyla kullanılan ilaçlardır. Burun içinde mukus salgısını inceltir ve fonksiyonlarını kolaylaştırır. Asetil sistein, guanifesin ve ambroksol hidroklorür sinüs için kullanılan ilaçlar arasındadır.

Dekonjestanlar: Mukoza damarlarında büzülme sağlayarak mukozayı incelten ilaçlar, sinüslerin boşalmasını ve hava girişini arttırmak amacıyla kullanılır. Damla, sprey ya da ağız yoluyla alınan versiyonları vardır. Sprey şeklinde kullanılan ilaçlar kullanılmaya başlandıktan sonra bölgede şişliği ve tahrişi arttırabileceğinde uzun süre kullanılmamalıdır. Uzun süre kullanıldığında alışkanlık yapma gibi yan etkileri bulunmaktadır. Ağız yoluyla kullanılan ve burun açıcı olarak bilinen ilaçlar hastalık tamamen geçene kadar güvenle kullanılabilir. Fakat tansiyon, prostat, ritim bozukluğu gibi rahatsızlıkları olan kişiler bu tür ilaçları kullanmamaldıır. Kullanılan ilaçlar kişiden kişiye değişen huzursuzluk ve uyku problemlerine yol açabilir.

Steroid içeren sprey: Bu sprey türleri burun içinde gelişen alerji ve iltihaplara karşı kullanılır. Kronikleşmiş sinüs ve alerjilerde mukozada oluşan ödem ve iltihap nedeniyle oluşan reaksiyonlar için reçete edilir. Kronik sinüslerde 7-10 gün süreyle kullanıldığında poliplerde küçülme ve inflamasyonda azalma sağlar ve bu sayede cerrahi daha kolay yapılır.

Antibiyotikler: Akut olarak gelişen sinüslerde genelde kültüre ihtiyaç duyulmadan tedaviye başlanır. Kullanılacak antibiyotik bölgedeki duyarlılık, hastanın durumu ve ilaçlara karşı göstermiş olduğu duyarlılığa bağlı olarak değişir. Amoksisilin, Amoksisislin-Klavulınik asit, sefrozil, lorakarbef kullanılan antibiyotikler arasındadır. Antibiyotik tedavisinden etkili sonuç alabilmek için düzenli olarak 10-14 gün boyunca kullanılması gerekir.

Sinüs İlaçlarıAntifungal: Mantar enfeksiyonları nedeniyle oluşan sinüs için kullanılan ilaç türleridir. İlacın dozu ve kullanım süresi bölgede gelişen enfeksiyonun şiddeti ve gelişim hızına bağlı olarak farklılık gösterebilir.

]]>
Sinüs Lifting https://www.sinus.gen.tr/sinus-lifting.html Fri, 07 Dec 2018 11:13:22 +0000 Sinüs Lifting, Üst çene ile sağ ve sol büyük azı diş kısımlarda yer alan ve kafa ağırlığının azaltılması, sesin yankılanması gibi birtakım görevleri bulunan hava boşlukları maxiller sinüslerdir. Sinüzit oluşumu olar Sinüs Lifting, Üst çene ile sağ ve sol büyük azı diş kısımlarda yer alan ve kafa ağırlığının azaltılması, sesin yankılanması gibi birtakım görevleri bulunan hava boşlukları maxiller sinüslerdir. Sinüzit oluşumu olarak zaman, zaman etrafımızdaki insanlardan duyduğumuz bu hava boşlukları içerisinde özellikle nezle ile grip gibi hastalık durumlarında ses dalgalarının yeterli miktarda yankılanamadığından dolayı da ses kalın veya olduğundan daha tuhaf bir şekilde çıkar. Sinüslerin alt kısmında yer alan dişler çekildiğinde sinüs tabanı zaman içinde çekim olan boşluğu taraf sarkar, bu kısımda bulunan kemik hacmini azaltmaktadır. Kemik içinde tam olarak gömmek istenilen implantlar içinse bu oluşan hacim yetersiz kalmakta ve tedavinin başarısızlığı ön plana çıkmaktadır. Böyle bir durumda sinüs tabanının cerrahi yöntem ile açılarak yükseltilmesi işlemine sinüs liftin adı verilmektedir. Sinüs lifting uygulaması lokal anestezi ile yaklaşık olarak tam 15-20 dakika kadar süren acısız ve ağrısız bir işlemdir. Yeterli miktarda kemik hacmi olan olaylarda ise aynı seansta implantta uygulanır ve bu işlem süreyi sadece 4-5 dakika kadar uzatmaktadır.

Sinüs lifting Operasyonu Nasıl Yapılır
Ameliyat yapılacak olan kısım lokal anestezi olarak uyuşturulur. Daha sonra diş eti yerinden kaldırılarak sinüsün yan uygulama için seçilmiş olan uygun aletler ile bir pencere açılır. Sinüsün içerisini kaplayan sinüs membranı kibarca yükseltilerek altta kalan kemik ile greft adı verilen kemik tozu da yerleştirilir. Daha sonra ise ameliyat yeri dikiş atılarak kapatılır.

Sinüs Lifting Ameliyatı Zararlı mı
Sinüs lifting ameliyatı tecrübeli ve alanında uzman hekimler tarafından yapıldığında herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Hekiminiz muayene sonucunda ameliyat için en uygun olup olmadığınız sonucunda varırsa size bildirir. Birlikte alternatif tedavi seçeneklerini seçersiniz.

Operasyon Sonrasında Bakım Nasıl Olmalıdır
  • Kanama olmaması için operasyondan sonra ilk 24 saat hiç tükürülmemeli, sıcak banyo yapılmamalı, sıcak yiyecekler yenmemelidir. İşlem yapılmış olan bölgeye dışarıdan buz uygulanmalıdır.
  • Uzmanın reçete ile vermiş olduğu ilaçlar tam olarak tarif edildiği gibi kullanılmalı, uzmanın bilgisi olmadan kesinlikle hiçbir değişiklik yapılmamalıdır.
  • Operasyon yapılan bölgenin enfeksiyon kapmaması için ve oldukça iyi bir iyileşme için ağız temizliğine son derece özen göstermelidir. Sigara kullanımı iyileşme üstünde olumsuz etki verdiğinden dolayı bu süreçte sigara içilmemelidir.
  • Basınçla burun temizliği yapılmamalı ve ağız açık bir şekilde hapşırılmalıdır.
  • Operasyon alanını görebilmek için dudakları çektirmek dikişlerin açılmasına yol açacağından dolayı kesinlikle yapılmamalıdır.
Sinüs LiftingSinüs Lifting Ameliyatından Sonra İmplantlar Ne Zaman Yapılabilir
Sinüs lifting işlemi yapılan bölgede kişinin kendi kemik yüksekliği tam dört milimetreden daha az ise implantları yerleştirmek için kemik tozlarının kemik dokusuna dönmesini beklemek gerekir. Ameliyattan sonra yaklaşık tam altı ay kadar kemik dokusu yeterli sertliğe erişir ve bundan sonrada implantlar rahatlıkla yerleştirilir. Sinüs lifting ameliyatı yapılan bölgede dört milimetreden daha fazla kemik varsa sinüs lifting ameliyatı ile aynı anda implantlar yerleştirilebilir.

Bu İşlem Esnasında Ne Gibi Komplikasyonlar Görülebilir
Uygulama sırasında sinüs membranın inceliğine bağlı olarak oluşan yırtılmalar görülür. Oluşan ufak çaplı yırtıkları onarırken daha büyük yırtık oluşma eğer söz konusu ise ameliyatı iptal etmek gerekebilir. Oluşan sinüs membran yırtıkları zamanla kendi kendine iyileşir. Uygulanan her cerrahi işlemde olduğu gibi işlem esnasında ve işlem sonrasında kanama olabilir yada enfeksiyon gelişebilir. Bu komplikasyonlardan kaçın]]> Diş Sinüs Ameliyatı https://www.sinus.gen.tr/dis-sinus-ameliyati.html Sat, 08 Dec 2018 05:28:48 +0000 Diş sinüs ameliyatı, sinüs lifting ameliyatı denilen bir operasyondur. Sinüs kafa kemikleri arasındaki hava boşluklarıdır. Üst çene arka kısım dişleri kaybedildiği zaman, burada üstte bulunan sinüsler hava basıncı etkisiyle Diş sinüs ameliyatı, sinüs lifting ameliyatı denilen bir operasyondur. Sinüs kafa kemikleri arasındaki hava boşluklarıdır. Üst çene arka kısım dişleri kaybedildiği zaman, burada üstte bulunan sinüsler hava basıncı etkisiyle genişlediğinden, alttaki kemiğin incelmesine neden olurlar. Bu şekilde kaybedilmiş olan dişlerin yerine implant yerleştirmek amacıyla belirli oranda kemik hacmine gerek vardır. Azalmış kemik oranının arttırılması için sinüs tabanının cerrahi operasyonla yükseltilmesine diş sinüs ameliyatı ya da sinüs lifting denir.

Diş sinüs ameliyatı ne zaman yapılır

Üst çenesinde azı dişlerini kaybetmiş olan kişilerde zamanla kemik dikey şekilde eridiğinden, sinüs boşluklarında sarkma meydana gelir. Buraya uygun boyda diş implantı yerleştirmek için yeteri kadar kemik yüksekliği kalmaz. Bu yüzden diş sinüs ameliyatı yapılır. Böylece sarkan sinüs yükseltilir, oluşan boşluğa da kemik grefti yerleştirilir.

Normal implantlar 10 mm uzunluğunda olur. Bundan kısa olanlara kısa implant denir. Bunlarında uzunluğu 6-8 mm kadardır. Diş implantını yerleştirmek içinde en az 7-10 mm kemik yüksekliğine gerek vardır. Eğer diş çekimi sonrasında uzun dönem implant uygulanmazsa kemikte önemli erime meydana gelir. Bu erime yatay ve dikey şekilde olup, kemik hacmini önemli derecede azaltır.

Diş çekiminden sonra sinüs boşlukları aşağıya sarkarak, kemiğin tepe noktasına kadar çıkabilir. Çene kemiğinin yüksekliği azalırsa, sinüsler sarkarsa buraya diş implantı konulamaz. İmplantı yerleştirmek için diş sinüs ameliyatı yapılmalı ve 6 ay beklenerek implantların yerine yerleştirilmesi gerekir.

Diş sinüs ameliyatı nasıl yapılır

Önce hastaya anestezi verilir. Daha sonra diş etinde yapılan kesiden diş eti flebi kaldırılır. Bu sayede daha iyi bir görüş sağlanır. Sinüsün yan duvarı kemikte boşluğu oluşturacak kadar kemik penceresi oluşturulur. Sonra sinüs membran zarı yırtılmadan esnetilerek yukarıya kaldırılır. Bu zar oldukça ince olup, yırtılmaması önemlidir. Zar yükseltilince meydana gelen boşluğa kemik grefti konur. Bunlar yaklaşık 6 ayda kemik oluştururlar. Sinüs penceresi ile greftin üstü membranla örtülür, yumuşak dokuda dikiş yapılarak kapatılır. Diş sinüs ameliyatı yapılınca implantlar rahatlıkla yerleştirilebilir. Eğer sinüs altındaki kemikte implant yerleştirilecek yerdeki kemik yüksekliği 4-5 mm ve üzerinde olursa implant aynı seansta yerine yerleştirilebilir.

Diş Sinüs AmeliyatıDiş sinüs ameliyatı sonrasında nelere dikkat edilmeli

Diş sinüs ameliyatı sonrasında kanama olmaması amacıyla serumla ıslatılan tampon 20 dakika kadar kuvvetlice ısırılmalıdır. Ancak yapılan dikişlerin zarar görmemesi için dikkatli olunmalıdır. Özellikle dudaklar çekiştirilmemelidir. İlk 24 saat içinde tükürülmemelidir. Sert besinlerden ve sıcak yiyeceklerden bir süre uzak durulmalıdır. Günde 3-4 defa tuzlu suyla gargara yapılmalıdır. Doktorun verdiği ilaçlar düzenli olarak kullanılmalıdır. Sıcak banyo, hamam gibi yerlerden 2 hafta uzak kalınmalıdır. Ayrıca hapşırmaktan, burnu sertçe temizlemekten kaçınılmalıdır. Eğer hapşırma zorunda kalırsanız, ağzınız açıkken hapşırmanız greft konulan yere gelen ters basıncı azaltır. 2 hafta kadar uçak seyahati, su altı dalışlarından kaçınılmalıdır. Bunun yanında sigara içenler bir süre sigarayı bırakmalıdır. Bu iyileşmenin hızlı olmasına yardımcı olur. Ayrıca ağız temizliğine de dikkat edilmelidir. Diş sinüs ameliyatı zararlı bir operasyon değildir. Ancak uzman kişilerce yapılması gerekir.

Diş sinüs ameliyatının komplikasyonları var mıdır

Ameliyat sırasında sinüs membranın ince olması nedeniyle yırtıklar olabilir. Küçük boydaki yırtıklar düzeltilirken, büyük olanlar için operasyonun iptali gerekebilir. Oluşan sinüs membran yırtıkları kendiliğinden iyileşir. Bunun dışında diş sinüs ameli]]> Aferin Sinüs https://www.sinus.gen.tr/aferin-sinus.html Sat, 08 Dec 2018 05:48:59 +0000 Aferin sinüs, Kan damarlarında olan genişlemesi nedeniyle oluşan burun tıkanıklığını gidermek için kan damarlarını daraltarak çalışan ve burun tıkanıklığını giderici, ağrı kesici ve ateş düşürücü bir ilaçtır. Aferin sinüs, Kan damarlarında olan genişlemesi nedeniyle oluşan burun tıkanıklığını gidermek için kan damarlarını daraltarak çalışan ve burun tıkanıklığını giderici, ağrı kesici ve ateş düşürücü bir ilaçtır. İlacın etken maddesi Parasetamol' dür. Tablet şeklinde olan bu ilaç grip, soğuk algınlığı hastalıklarına bağlı burunda yaşanan tıkanıklıkların yani üst solunum yolu hastalıklarında görülen burun tıkanıklığını yüksek ateşi ve şiddetli bağ ağrılarını tedavi etmekte kullanılır. Aferin sinüsün etken maddesine hastanın alerjik reaksiyonu var mı yok mu mutlaka tetkik edilmelidir.


İlacın kullanılmaması gereken durumlar; özellikle grip veya soğuk algınlığından kaynaklanan burun tıkanmalarında aferin sinüsü alkol aldığınızda kullanmamanız gerekir.
  • Alkolden kaynaklı karaciğer hastalarının da bu ilacı kullanması sakıncalıdır. 
  • Burunda bulunan kan damarlarının genişlemesi burunda tıkanıklıklara sebep olmaktadır. özellikle ateşli hallerde ise üç gün ağrılı durumlarda on gün, boğaz ağrılarında da iki günden fazla kullanmak hasta için çok sakıncalıdır. O yüzdende asla kullanılmamalıdır.
  • Yüksek tansiyon, 
  • Kalp hastalıkları,
  • Şeker hastalığı,
  • Karaciğer hastalığı,
  • Prostat büyümesi,
  • Tiroit bozukluğu,
  • Böbrek hastalığı,
  • Hamilelik ve emzirme dönemlerinde
  • Epilepsi yani sara hastalığı
  • On iki yaş altı çocuklarda kullanılmamalıdır.
Aferin sinüs tablet hastaya doktor tarafından belirlenen şekilde kullandırılmalıdır. İlacın doz alımını mutlaka bir su bardağı suyu içerek almanızda fayda vardır. 

Aferin SinüsAferin sinüsün yan etkileri;
  • Nefes almada güçlük,
  • Dudaklarda, yüzde, dilde ve boğazda şişlik,
  • Karın ağrısı,
  • Kurdeşen,
  • Mide bulantısı,
  • İştahsızlık,
  • Yorgunluk,
  • Cilt döküntüsü,
  • Uyku bozukluklarında gibi yan etkileri vardır.
Aferin sinüs, sinüzit hastalarının çok yoğun olarak kullandığı bir ilaçtır. Sadece soğuk algınlığı ve gripte değil üst solunum yolu hastalıklarının hepsinde kullanılan bir ilaçtır. Çok aşırtı ilaç kullanmak iyi değildir. Ama bazen kullanmadan da iyileşilmiyor. Doktorunuzun verdiği dozlarda ve sürede kullanmak hastanın diğer organlarına zarar vermeden iyileşmesini sağlar. 
]]> Sinüs Enfeksiyonu https://www.sinus.gen.tr/sinus-enfeksiyonu.html Sun, 09 Dec 2018 00:24:37 +0000 Sinüs Enfeksiyonu: Sinüs kafa kemiği içine yerleşen ağızları burun boşluğuna açılan hava boşluklardır. Sinüsler sesin karakterini ve tanısını yapan önemli yapılardır. Hava boşlukları olduğundan kafanın ağırlığ Sinüs Enfeksiyonu: Sinüs kafa kemiği içine yerleşen ağızları burun boşluğuna açılan hava boşluklardır. Sinüsler sesin karakterini ve tanısını yapan önemli yapılardır. Hava boşlukları olduğundan kafanın ağırlığını azaltır, solunum havasının temizlenmesini ve nemlendirilmesini sağlar. Sinüste bulunan mukoza zarının virüs ve bakteriler nedeni ile iltihaplanması sonucu meydana gelen hastalığa sinüs enfeksiyonu denir. Mukoza zarı ürettiği mukus ile mikropların vücuda girmesini engeller. Elmacık kemikleri, göz arası ve göz arkasına gelen boşlukta sinüs bulunur. Sinüs enfeksiyonları en çok bu boşluklarda oluşur. Sinüs enfeksiyonu sinüzit olarak bilinen yaygın bir hastalıktır ve bulaşıcı değildir. Tedavisi kolaylıkla yapılabilir. Fakat sinüs enfeksiyonu olmuş bir insan çok dikkat etmelidir. Özellikle kafa kısmını üşütmemeye soğuktan korunmaya ve saçlarını ıslak bırakmamalıdır.

Sinüs enfeksiyonu ikiye ayrılır:
  • Akut sinüs enfeksiyonu: Grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklarla oluşur. Bir kaç gün içinde hızla oluşur ve kısa sürede geçer. Akut sinüs enfeksiyonu hafif belirtilerle atlatılabilir, nadiren uzun süre sürer. Tedavi edilmezse  enfeksiyon ilerler ve daha kötü durumlara gelebilir.
  • Kronik sinüs enfeksiyonu: Akut sinüs enfeksiyonunun ilerlemesiyle oluşur. Kronik sinüs enfeksiyonu, akut sinüs enfeksiyonuna göre daha uzun süre devam eder (on iki hafta yada daha uzun olabilir). Mutlaka tedavi edilmesi gereklidir.
Sinüs EnfeksiyonuSinüs enfeksiyonu belirtileri:
  • Diş ağrısı
  • Kulak ağrısı
  • Yüksek ateş
  • Nefes almada zorlanma
  • Burun tıkanıklığı
  • Koku duyusunda azalma
  • Mide bulantısı
  • Öksürük
  • Ağız kokusu 
  • Sinirlilik
  • Baş ağrısı
  • Ağızdan nefes almak
  • Horlama
  • Burun akıntısı
  • Beslenememe
  • Genizden konuşma
Sinüs enfeksiyonu nedenlerinin en başında soğuk algınlığı, alerji, astım, mantar enfeksiyonları, kimyasal ve tahriş edici hava  gelir. Bunların yanı sıra sigara ve alkol kullanımı, başkalarıyla eşyaları ortak kullanmak ve bağışıklık sisteminin zayıf olması gelir.

Sinüs enfeksiyonu korunma yolları: Mutlaka kişinin kendi sağlığına dikkat etmesi  gerekmektedir sinüs enfeksiyonundan korunmak için kışın soğuk havalar üşütmemeye dikkat etmeli başını sıcak tutmalı,soğuk algınlığı, solunum yolu enfeksiyonu olan kişilerden uzak durması gerekmektedir. Burun tıkanıklığını için nemlendirici spreyler kullanılabilir, özellikle sigara ve alkol bırakılmalı, sigara içilen ortamlardan uzak durulmalı, hijyene dikkat edilmeli, eller sık sık yıkanmalıdır. Saçlar ıslak bırakılmamalıdır.

Sinüs enfeksiyonu tedavisi:

Virüslerin neden olmadığı sinüs enfeksiyonu genellikle kendiliğinden geçer. Bakterilerin neden olduğu sinüs enfeksiyonu için doktor antibiyotik yazabilir, reçetesiz satılan ilaçlarda kullanılabilir fakat hafifletse de sonuç vermez ve yan etki yapabilir.

Sinüs enfeksiyonu tedavisi için mutlaka doktora görünmeli ve doktor tavsiyesi ile reçeteli verdiği ilaçlar kullanılmalıdır. Sinüs enfeksiyonu çok ilerlemiş durumlarda ve sürekli oluyor ise doktor kararı ile ameliyat edilebilir.
]]>
Sinüs Boşlukları https://www.sinus.gen.tr/sinus-bosluklari.html Sun, 09 Dec 2018 07:39:25 +0000 Sinüs boşlukları, kafatasında  burun boşlukları etrafındaki kemiklerin içerisinde bulunan ve burun boşluklarına açılan kemik boşluklarına verilen isimdir. Genelde doğum esnasında ardından gelişerek ortaya çıkan bu ke Sinüs boşlukları, kafatasında  burun boşlukları etrafındaki kemiklerin içerisinde bulunan ve burun boşluklarına açılan kemik boşluklarına verilen isimdir. Genelde doğum esnasında ardından gelişerek ortaya çıkan bu kemik boşlukları mukoza ile döşeli olup sıhhatli koşullarda içlerinde hava bulunur. Bu boşlukların kafa ağırlığını düşürme, sesin rezonans değerine katkı sağlama ve solunum ile alınan havayı nemlendirme, havanın içerisinde bulunan partikülleri ve organizmaları silme ve ısıtma benzeri vazifeleri bulunur. 

Sinüsler, kafa kemikleri içerisinde yerleşen ve burun boşluklarına açılan hava içeren boşluklardır. Bunlar: 
  • Maksiller sinüs: Her 2 tane yanakta 2 tane maksiler sinüs bulunur. Göz ve ağız içi, diş kökleriyle komşulukları bulunur. 
  • Frontal sinüs: Alında 2 tane frontal sinüs bulunur. Komşuları içinde göz ve beynin ön bölümü bulunur. 
  • Etmoid sinüs: Burun içerisinde pek çok küçük havalı boşluktan meydana gelir. Benzer biçimde göz ve kafa tabanıyla komşuluğu bulunur. 
  • Sfenoid sinüs: Burun içerisinde kafanın ek olarak derininde bulunur. Kafa tabanı, göz siniri ve ciddi atardamarlarla komşuluğu bulunur.  
Sinüs boşlukları ve vazifeleri 
Sinüsler burunla beraber, sesin tınısını ve karakterini tespit eden ciddi yapılardır. Solunum havasının nemlendirilmesi ve temizlenmesinde de vazifeleri bulunur. Bununla beraber, havalı boşluklar olduklarından kafanın ağırlığını azaltırlar. Sinüs boşlukları, anatomide içi kan veya irin dolu kapsamlı kanalların ve kafatasında bulunan boşlukların diğer ismidir. Sinüs terimi sık sık beyin zarlarındaki kan sinüsleri ve bilhassa hava ile dolmuş kafatası sinüsleri için kullanılır.
 
Kafada bulunan toplardamar sinüs boşlukları 
 
Beyni kaplayan sert zarın (dura mater) katmanları içinde yer alır. Damar duvarındaki endotel katmanıyla döşeli bulunan bu sinüslerde beyin toplar damarlarından gelen kan toplanır. Tümü iç boyun toplar damarına dökülür. Kafadaki toplardamar sinüsleri ile burun toplardamarı arasındaki bağlantı,bir enfeksiyonun direk beyne dağılmasını kolaylaştırdığından bilhassa mühimdir. Toplardamar sinüslerinden en ehemmiyetlisi bulunan gözenekli sinüs, hipofiz bezinin 2 yakınında yer alır, içinde toplardamar kanının yanında iç şah damar ve çeşitli kafa sinirleri de yer alır.
 
Sinüs BoşluklarıKafatası sinüs boşlukları 
 
Yüzün her 2 tarafında, burun etrafındaki kemiklerde dörder adet bu sinüs boşlukları yer alır. Burun boşluğunun bir çoğunluğu olarak onay edilebilen sinüslerin bu boşluğa açılan kanalları vardır. Sinüslerin içini kaplayan mukozanın yapısı burun boşluğunu kaplayan mukozaya benzemektedir. Mukozadan salgılanan sıvı, sinüslerin içerisinde bulunan kirpiksi uzantılar aracılığıyla dışarı açılan kanallara yönelerek burunun boşluğuna akar. Yeni doğmuş bebekte hiç mevcut olmayan ya da ince ince bulunan sinüsler, ergenlik döneminde ağır ağır, bu dönemde süratle büyür. Alın kemiğinde, göz yuvalarının anında üzerinde ve içinde 2 adet alın sinüsü yer alır. Sıklıkla benzer boyda olmayan sinüsler tepesi yukarıya bakanımız düzensiz bir piramit şeklindedir. Alındaki sinüsleri birbirinden ayıran ince kemik duvar kimi vakit hiç oluşmaz. Alın sinüs boşluklarının varlığını yedi yaşından öncesinde saptamak güçtür. Boyutları her bireyde çeşitlidir, erkekte ek olarak büyüktür. Gelişmesi tamamlandığı zaman yüksekliği 3 santimetre genişliği 2,5 cm kadar derinliği ise 2 cm kadardır. 

Kafatasındaki en kapsamlı sinüsler bulunan üst çene sinüsleri 4 dölütte saptanabilir. Her birinin tepesi göz çukurunun taban kısmına, tabanı ise damağa dayanır. Üst çenedeki dişlerin kökleri sinüs boşluğunun zemininde gömülü olabilir bu vaziyette diş çekildiğinde sinüsle ağız içinde bir bağlantı ortaya çıkar. Üs]]> Sinüs İltihabı https://www.sinus.gen.tr/sinus-iltihabi.html Sun, 09 Dec 2018 14:36:23 +0000 Sinüs iltihabı, sinüsler organ ya da dokular arasındaki, özellikle kafa ve yüz kemikleri içinde bulunan boşluklardır. Sinüs iltihabı ise sinüzit olarak tanımlanır. Üst çene kemiğindeki sinüslere üst çene sinüsleri, burun b Sinüs iltihabı, sinüsler organ ya da dokular arasındaki, özellikle kafa ve yüz kemikleri içinde bulunan boşluklardır. Sinüs iltihabı ise sinüzit olarak tanımlanır. Üst çene kemiğindeki sinüslere üst çene sinüsleri, burun boşlukları üzerinde ve içindeki alın kemiğinin tabakaları arasındaki, alın kemiği önündeki ve altındaki sinüslere alın sinüsleri, kamamsı kemikteki gövdede bulunan ve burun boşluklarına açılanlara kamamsı kemik sinüsleri denir. İçine çok sayıda damarın boşaldığı toplardamar kanalları da sinüs olarak tanımlanır. Bu türlerden olan kafa sinüsleri ise bütün kafa toplardamarlarının boşalmış olduğu çıkmazları oluşturur. Beyindeki sert zara yerleşen bu sinüslerde sert zarla kafatasının alt yüzünün arasına yerleşmiştir.

Sinüs iltihabı nasıl oluşur

Yüzde bulunan sinüslerin iltihaplanması sinüzit yani sinüs iltihabı olarak tanımlanır. İltihap tek ya da çift taraflı oluşabilir. Aynı zamanda çok sayıda sinüs iltihaplanmış olabilir. Sinüs iltihabının oluşması bir diş hastalığından sonra olabilir. Fakat en fazla rastlananı burun boşluklarındaki iltihaplanma sonrasında ortaya çıkmaktadır. İvegen sinüs iltihabı kendini sinüslerin boşalma deliklerindeki tıkanmayla oluşan ağrılarla, irinli akıntı, aynı zamanda eşlik eden burun tıkanıklığı ile karakterize olmuştur. Bunlara eşlik eden baş ağrısı, boğaz ağrısı gibi etkilerde ortaya çıkabilir. Hastalarda halsizlik ve huzursuzluk hakimdir. Bu belirtiler ayrı ayrı da kendini gösterebilir.

Sinüslerden kaynaklanan ağrıların belirgin özellikleri bulunmaktadır. Sinüs iltihabı sonucunda oluşan ağrılar genellikle süreklidir ve belirli dönemlerde şiddetlenir. Alın sinüslerinde iltihaplanma oluşursa ağrının etkili olduğu bölge alın ya da göz çukurunda etkili olur ve şakaklara yayılma gösterir. Üst çene sinüslerindeki iltihaplanma ise göz çukuru ve göz iç açısı ile dişlerdeki ağrıyla kendini gösterir. Ön kalbur kemikteki sinüsler iltihaplandığı zaman göz üzerinde ve köpek dişi üzerinde ağrı yaygındır. Kamamsı kemik sinüs iltihaplanmasında ağrı derinden gelir ve art kafaya yayılım gösterir.

Süreğen sinüs iltihabı

Bu tür sinüs iltihabı genellikle ivegen sinüs iltihabından sonra gelişir. Özellikle önceden alerjik yapının olması, burun bölmesi çarpıklığı gibi bozuklukların olması halinde süreğen sinüs iltihabı daha kolay gelişir. İltihaplanma kendini burundan irinli akıntıyla ya da burundan sümüklü akıntıyla gösterir. Aynı zamanda alın bölgesinde ağırlık hissi de oluşur.

Sinüs iltihabı kemik iltihaplarına, beyin zarı iltihabı, apse gibi kafa içi iltihaplarına, göz iltihaplarına gibi çok sayıda hastalığa neden olabilir. Bu yüzden en kısa zamanda tedavisine başlanmalıdır.

Sinüs İltihabıSinüs iltihabı tedavisi

İvegen sinüs iltihabı tedavisinde kullanılan antibiyotikli ilaçlar iltihabın giderilmesinde oldukça başarılıdır. Ayrıca püskürtülerek kullanılan ilaçlar ve buğularda tedavide faydalı olur. Bu hastalarda oluşan bulantı ve kusma, göz çevresinde ağrı, baş ve boğaz ağrısı, burun akıntısı gibi belirtilere de yönelik tedaviler uygulanır. Hastalar Tedaviye genellikle olumlu yanıt verirler. Ancak tekrarlayıcı sinüs iltihabından korunmak için mutlaka gereken önlemler de alınmalıdır. Süreğen sinüs iltihabı tedavisinde antibiyotikler ve iltihap giderici ilaçların dışında, sinüslerinde boşaltılması, yıkanması gerekir. Aynı zamanda püskürtme ilaçlar, sıcak su ve buhar tedavisi, protein yıkıcı enzim uygulaması, bölge tedavisi, hatta alerjik yapının tedavisi de gerekli olabilir.
]]>
Pilonidal Sinüs https://www.sinus.gen.tr/pilonidal-sinus.html Mon, 10 Dec 2018 04:30:54 +0000 Pilonidal Sinüs, Anüsün 3-5 santimetre kadar üzerinde bulunan sakrokoksigeal bölgenin intergluteal katlantısı içerisinde küçük bir açılık olarak meydana gelir. Dermise yani derinin alt tabakası penetre adı verilen kıl se Pilonidal Sinüs, Anüsün 3-5 santimetre kadar üzerinde bulunan sakrokoksigeal bölgenin intergluteal katlantısı içerisinde küçük bir açılık olarak meydana gelir. Dermise yani derinin alt tabakası penetre adı verilen kıl sebebi ile geliştiği düşünülür. Deride rüptür ile beraber rekürrens, enfeksiyon ile kronisite görülmektedir. Erişkin ve genç yaşlarda özellikle de (15-35) daha çok görülmesi ile beraber tüm yaşlarda görülmektedir. Erkeklerde görülme sıklığı bayanlara göre daha da fazladır. (3-4 kat) Bu sebeple erişkin genç erkek hastalığı olarak bilinmektedir.

Pilonidal Sinüs Nasıl Meydana Gelir
Oluşan bu hastalık ilk olarak ''sakrokoksigeal'' kısımda sinüs ağızlarının oluşumu sonucunda kendisini göstermektedir. Sinüs ağızlarından iç tarafa kıl girerekderi altına doğru ilerler. Cilt alt doku tabakasına ulaşan bu kıl akut apse ile bakteri giriş gelişimine zemin hazırlamaktadır. Cilt devamlı oluşan apseyi dışarı atabilme çabasındadır. Bu sebep ile oluşan bu hastalık zamanla cilt içerisinde yeni tüneller açarak tüm vücuda yayılır. 

Pilonidal Sinüs Neden Oluşur
Kesin olarak oluşma sebebi bilinmemek ile beraber pilonidal sinüs rahatsızlığının kuyruk sokumunda birikmiş olan pamukçuk ve kıl gibi küçük parçacıkların yapısal kaynaklı olan güçler ile cilt altı dokusuna geçmesi durumu gibi bir mekanizmadan söz edilmektedir. Biriken pamukçuklar ve kıllar ile birlikte bakteriler de cilt altındaki dokuya geçmesinden dolayı pamukçuk ve kılların cilt altından atılmaya sonucunda oluşan bakterilerin de etkisi ile apse oluşur. Kuyruk sokumu bölgesinin derin ve dar yapıda olması bölgenin hijyenine yeterince özen gösterilmemesi, pişi oluşumu ve oldukça sık terleme ile beraber bakteri üremesine oldukça elverişli bir ortam oluşması, makata yakın yerlerde yara izi ile çatlak olması ve devamlı oturma gerektiren işlerde çalışmak gibi özetlenebilir.

Pilonidal Sinüsün Belirtileri Nelerdir
Bu hastalık kuyruk sokumu bölgesinde akıntı, şişlik ve ağrı ile birlikte kendisini göstermektedir.

Pilonidal Sinüs Hastalığının Tanısı Nasıl Konur
Hastalığın oluştuğu yer ve görüntüsü ile hastalığın tanısı konulmaktadır. Muayeneyi gerçekleştiren uzman sinüs ağızlarını görmesi sonucunda tanıyı rahatlık ile koyar

Pilonidal SinüsPilonidal Sinüs Hastalığının Dereceleri Nelerdir
Birçok hastalıkta olduğu gibi pilonidal sinüs hastalığında da evreleme yapılmaktadır. Yapılan evrelemenin asıl amacı hastalığın en denli ilerlediğinin görülmesi ile tedavi yönteminin de buna bakılarak belirlenmesidir.

1. Evre: Hasta kişide apse yada akıntı görülmez. Genelde orta hat üstüne yerleşmiştir. Semptom vermeyen sinüs ağızları bulunur. Bu kişilerde herhangi bir uygulama yapılmaz. Hastanın kişisel hijyenine gerekli özeni ve dikkati göstermemesi ile kılın yerleşmiş olduğu bölgenin lokal temizliğini yapması istenmektedir.

2. Evre: Akut pilaonidal sinüs apsesi olan kişilerdir. Bu kişilerde lateral insizyon ve apsenin drenajı sağlanmaktadır. Antibiyotik kullanılarak sürekli remisyon ve pansuman yapılmaya çalışılır.

3. Evre: Bu kişilerde de pilonidal sinüs apsesi kronikleşmiş halde bulunur. Kişi daha önceden beri devam eden akıntı ile apse şikayetinden bahseder. Sinüs ağız bölgesinde kronik halde inflamasyon görülmektedir.

4. Evre: Bir yada daha çok sayıda sinüs ağzı orta hattın kenarlarında yerleşim göstermektedir. Kişiler geçmişte birden daha fazla kez akıntı şikayeti ile apse oluşumu yaşadıklarını söylerler.

5. Evre: Pilonidal sinüs ameliyatı sonrasında hastalığın tekrardan ortaya çıkması durumudur.

Pilon]]> Endoskopik Sinüs Cerrahisi https://www.sinus.gen.tr/endoskopik-sinus-cerrahisi.html Mon, 10 Dec 2018 17:19:02 +0000 Endoskopik sinüs cerrahisi, bu tedaviyle tıkalı bulunan sinüs kanallarının açılması hedeflenir. Bunun sağlanması amacıyla endoskop denilen tıkalı sinüs kanalının görüntülenmesini sağlayan donanımlardan yararlanılır. Has Endoskopik sinüs cerrahisi, bu tedaviyle tıkalı bulunan sinüs kanallarının açılması hedeflenir. Bunun sağlanması amacıyla endoskop denilen tıkalı sinüs kanalının görüntülenmesini sağlayan donanımlardan yararlanılır. Hastalarda endoskopik görüntü altında bilgisayarlı tomografi ve özel aletler yardımıyla tıkanmış sinüs kanalları açılır. Burada sinüslerin tıkanmasına neden olan, enfeksiyon oluşturan bütün hastalıklı dokunun dışarı çıkarılması hedeflenir. Böylece tıkanıklığa yol açan doku yok edilir ve sinüs kanallarındaki tıkanıklık kalıcı olarak açılır.

Bu operasyon sırasında en önemli detay cerrahın sinüslerdeki normal sağlıklı dokuyu ya da iltihaplanmış sinüs iyileştikten sonra normal haline dönebilecek olan dokuyu almamasıdır. Endoskopik sinüs cerrahisi sırasında çıkarılan dokunun fazlalığı kadar iyileşme sürecinde uzama ortaya çıkar. Ayrıca fazla doku çıkarılırsa, operasyonun komplikasyonları da daha fazla olur. Operasyonda çıkarılacak doku ve doku miktarı cerrahın takdirine göre belirlenir. Fakat uygulanan temel hedef bölgeden gerektiği kadar dokunun çıkarılması ve elden geldiği kadar az dokunun çıkarılmasıdır.

Endoskopik sinüs cerrahisi sırasında kullanılan aletler ve yöntemler

Operasyonu yapan cerrahlar farklı aletler kullanmayı tercih edebilir. Bu seçim tamamen cerrahın kendi tercihine göre belirlenir.

Mikrodebriderler: Operasyonda kullanılan bu cihazın bir ucu tıraşlayıcı, diğer ucu da emme cihazıdır. Operasyonda cerrah ayağıyla cihazın pedalına dokunarak çalıştırır. Bu esnada küçük tüp bölgedeki hastalıklı dokuları tıraşlar, diğer ucundaki emme cihazı da bu dokuları otomatik olarak tüpün içine emer. Uygulamada endoskopik sinüs cerrahisi içinde polipli sinüzitlere bu cihazı kullanan cerrah sayısı oldukça fazladır.

Lazerler: Endoskopik sinüs cerrahisinde önceki dönemlerde dokunun buharlaştırılması için bu cihaz tercih edilmekteydi. Ancak cihaz dokuyu kesip çıkarma yerine, dokuyu yakarak çıkarması ve sonradan yaranın iyileşmesini geciktirdiğinden günümüzde daha az kullanılmaya başlamıştır.

Görüntüleme güdümlü cerrahi (Image guided surgery): Endoskopik sinüs cerrahisinde bu yöntem ileri derecedeki problemlerde tercih edilmektedir.  Özellikle hastalık yüzünden ya da yapılan cerrahi yüzünden kişinin burun anatomisinde bozulma varsa bu teknik kullanılmalıdır. Bunun dışındaki olgularda kullanıldığında sadece ameliyat süresinin uzamasına neden olacağından, bir dezavantaj olarak görülür.

Endoskopik sinüs cerrahisi ne kadar devam eder

Endoskopik sinüs cerrahisinin süresi yaklaşık 1 saat kadar devam eder. Ancak hastanın konka hipertrofisi denilen burun eti büyümesi ya da septum deviasyonu denilen başka sorunları da bulunuyorsa operasyon 1,5 saat kadar sürebilir. Bazı hastalarda endoskopik sinüs cerrahisi ile aynı anda burun estetiği operasyonu da yapılabilir. Bu şekilde yapıldığında yine ameliyatın süresinde uzama olur.

Bu operasyon normalde lokal anesteziyle yapılabilir. Ancak cerrahların tercihi genellikle genel anestezi olur. Bu sayede hastalar herhangi bir şey duymadıkları için cerrahların çalışması daha rahat olur. Endoskopik sinüs cerrahisi için hastane seçiminde en önemli konu endoskopik ekipmanları olan bir hastanenin tercih edilmesi başarıyı arttırır. Çünkü yeni geliştirilmiş yöntemlerle yapılan endoskopik sinüs cerrahisi daha başarılı şekilde yapılır.

Endoskopik Sinüs CerrahisiEndoskopik sinüs cerrahisi ile kronik sinüs hastalıklarında yapılanlar
  • Bu yöntemler iltihaplı dokular temizlenir (Poliplerin)
  • Sinüsler ve burun bağlantısını sağlayan boşaltma kanalları açılır
  • Birden fazla boşaltma deliği, konka bülloza, anormal mukoza temas alanlar gibi yapısal kaynaklı problemler]]>